Sevmek bir sözdür Acı vurunca yüreğe Acı vurmadan yüreğe…
Kırıkkale'de dünyaya gelen Oğuzkan Bölükbaşı ilk ve orta öğrenimini bu kentte tamamladıktan sonra yüksek öğrenimini Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi fizik bölümünde yaparak aynı fakültede asistan olarak çalışmaya başladı. Nükleer Fizik ana bilim dalında doktora da yapan şair Yardımcı Doçent Dr. Ünvanı almışken üniversiteden ayrılarak F-16 imalatı yapan TAİ’ye imalat kalite teminatı müdürü olarak geçti. Daha sonra elektronik harp ile ilgili imalat yapan Mikes adlı şirkette Kalite Teminatı direktörlüğü yapan Bölükbaşı 1995 yılından bu yana kendi şirketi olan TEKNOKAL şirketi ile danışmanlık yapmaktadır.
Zaman ve Ölüm şiirleri (1999)
- Şimdi Sanal Sevgiler Zamanı (2000)
- KIRIKKALELİ Anılar ve şiirler (2001)
- Canışığına Şiirler (2001)
- Bir Geceyi Çalsam Ne Olur Ömründen (2004)
Oğuzkan Bölükbaşı şiirleri
Bir yerleriniz yaralanmıştır mutlaka, ya düşmüşsünüzdür çocukken, ya da incinmişsinizdir aşıkken Kapanmaz sandığınız ne yaralar kapanmıştır…
Asılı kaldım ağacında hayatın Tutunsam sıkı sıkı kalır mıyım dallarda Açar mıyım çiçek çiçek Yemyeşil baharlarda…
açmadılar kapıları dayanmışken sınırına hayatın aydınlık basmıştı her yeri bulutlar dağılmıştı…
Adına dilimin dönmediği bir kokuyu bırakıp gittin Yüreğimin duvarlarına Astığım görünmez bir resimdin oysa Ancak bir efkar masasında gösterdiğim…
biz iki satır şiir için aşkımızı vururuz desek inanmazsınız yüreğinin mapus damlarında volta atarız o can alıcı kelimeyi bulsak ta…
Bir koca kentte kaybolmak gibi gözlerin Bir limandan demir almak gibi Ufkunda kanat çırpan martıların Seslerine uyanmak gibi…
Kelimeler eskiyor neyi nezaman söylesem, hepsi sensin aklıma senden başka birşey gelmiyor, desem ki gurbetteyim…
aklımdasın yüreğim sevda mağduru üşümüş sabahlara düşüyorum ellerim ellerimi ısıtmıyor…
Ben oynamasam da zilleri takıp bu devasa yalanların ortasında Yüzüm gülsün istersin biliyorum O halde sen oyna masamda zilleri takıp inadına Geçip kendi karşına…
gözlerin bağdat üzerine bomba yağdırır gibi yüreğin yangınları söndürür gibi…
seninle açtım sayfayı ilk kelimelerim seninle ilk hecelemelerim sevdayı…
apansız çıkar acı apansız yakalar yağmur apansız sarmaşdolaş apansız sille tokat…
Yokolmuş kentleri arıyorum, sokaklarında bir çocukluk yitirdiğim, saklanmış sanki anıların hüzünlü sayfalarına, gülen bakışlarımı görünmeden sana fırlattığım, bayram gecelerinde ye…
hayat acımasızsın çünkü ölümün armağanısın
15 / 128 gösteriliyor