Huzur Evi
Ö
0
Altın Yaprak
Huzurevi Hüzünevi
Bürünmüş ömrünün son bestesinde,
Bir başka füsunkâr nurdan yaşlılar.
Hasreti sıkışmış kısık sesinde,
Sabırla kavrulan yerden yaşlılar.
Evlatlar nerede canım müdürüm,
Erenler ocağı şefkatli kurum,
Yüreğim burkuldu bakamıyorum,
Ayrılmış ahbaptan yardan yaşlılar
Basiret kör olmuş evlatlar kayıp,
Ne bir vefa kaldı ne de bir ayıp,
Çekirdek bozuldu her şey acayip,
Hüzünde boğuldum birden yaşlılar.
Koklardım dedemi torunum derken,
Sarılıp okşardı her sabah erken,
Huzurevi neymiş evlat var iken,
Mahrumum duadan nurdan yaşlılar
Ağladım az evvel ruhum dikildi,
Sitem halkasında fikir büküldü,
Hesap tarlasına zakkum ekildi,
Vazgeçmiş sıladan serden yaşlılar
Mecalsiz bakışlar kimin vebali,
Nerede Ayşeler nerede Ali?
Vallahi sonumuz meçhul ahali,
Titrerim ürperten surdan yaşlılar
Edebi saygıyı örfi söyledim
Girdapla iç içe figan eyledim,
Hakikat ararken neler peyledim
Geçmişi tüllenen pirden yaşlılar
Bursa ·
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş