Şiirler - R

Ö Ömer Ekinci Micingirt Ömer Ekinci Micingirt
0 Altın Yaprak
Rağbet Halimiz serüven zina serbest hem Domuzun yağından olur mu merhem Flörtle kutsanmış sokakta Meryem İstemem arkadaş rağbet istemem 22.06.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Rahmet Rahmet üstüne rahmet, Vardım farkına vardım. Kalbim vuruyor küt küt Sıkıştıkça yalvardım. Bendeki zevk hele de, Heyecan şevk pürneşe… Aşk buldum besmelede, Neler neler, peş peşe. 03.11.10 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ramazan Semavat boyandı nur perde perde, Nağme-i ezkârla geldi ramazan. Gönlüm ferahlandı sevinç heryerde, Nağme-i ezkârla geldi ramazan. Nakış nakış edep kulluk yarışta, Bir başka bereket ruhlar barışta, Seher büklüm büklüm Hakka varışta Nağme-i ezkârla geldi ramazan. Zincirlenmiş İblis kudurur gene, Gül kokar semavat gelmiş rengine, Mabetler hilâlle dengi dengine, Nağme-i ezkârla geldi ramazan. İftar sofrasında atılır gülle, Okunur ezanlar aşkla bülbülle, Açlar doyurulur oruçlu dille, Nağme-i ezkârla geldi ramazan. Manevi ihtişam rengarenk zaman, Kandiller beratlar bambaşka harman Efsunlu geceler her derde derman, Nağme-i ezkârla geldi ramazan. Hak sesi duyulur alış verişte, Müjdeler gizlidir her bir duruşta, Nefis terbiyede şeytan kör işte, Nağme-i ezkârla geldi ramazan. Hoş geldin ramazan rıdvan olasın, Kadirde Ömeri kabre alasın, Biz senden razıyız razı kalasın, Nağme-i ezkârla geldi ramazan. 04.10.2005 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Reis Dedik Ne gariptir memleketim, Cinler cirit atmaktadır. Reis dedik ve nitekim… Kavun acı tatmaktadır. Aynı vatan yakın ilden, Baykuş gibi ötmektedir, Papa ile aynı telden, Bilmem kimi tutmaktadır? Yıldırıyor sessiz sesiz, Ne davası gütmektedir! Din dogmaymış! Kelimesiz, Bala zehir katmaktadır. Taşınmıyor bu büyükler, Konuştukça batmaktadır, Biz çul olduk o yük yükler, Sırtımızda yatmaktadır. Kamusal der hem ne gerek, Özel yerler yetmektedir, Toplu yerde din ne gerek Geleneğe çatmaktadır. İzliyorum soğukkanlı, Sizi kimler itmektedir, Duruşunuz hafakanlı, Kepeğiniz bitmektedir. Beşik-mezar perde perde, Gelen geri gitmektedir, Fazla değil az ilerde, Azar azar yutmaktadır. Susa susa oldum sağır, Kafatasım atmaktadır, Bağır Ömer sende bağır! Ukbâmı da satmaktadır. 24.09.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Rengârenk Bu renksiz yüreğim hep seni arar Sessizce gezerim nere gidelim İzaha ne hacet senin rengin var Rüyalar rengârenk gel seyredelim 17.04.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Rengi Frakin Yokluğun yolcusu,küfür diz dize, Evlerde her gece gölgeden yakın. Üç beş tane fosil,kök mü köksüze, Bu nasıl bir mahluk hele bir bakın. İnkara koşuyor çarpık niyeti, Hayvanat eyledi bütün milleti, Cehennem kokuyor her hareketi, Adeta bir başka rengi frakin. Irk, dil, inanç,mezhep Allah korkusu, Hepsini zaptetti bir kaşık usu (!) Bu kimin üstatı kimin deyyusu? Kim bilir belki de Ehud Barak'ın. 16.08.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Renk Renk güneşe yelpaze, Arsız yüzde kahkaha. Bozulmuşsa şirâze, Uzak durun vallâha. Mavi yeşil pembe mor, Rengi renksizlere sor, Bazen gözü yoruyor, Yârde biçilmez paha. Renk var ulvi sesi var, Renk var avenesi var, Belki baş, gövdesi var, Falcıda başka saha... Fıskiye aç tambur çal, Simsiyahsa renk Bilâl, Kan kırmızı bayrak al, Şükredelim Allah'a. Hele yüreğim elle, Zihnim kesilmiş kelle, Her renk solar ecelle, Ne diyelim ben daha. 26.03.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Renkli Gölgeler Öyle bir sızı var ki içimde Anbean vuruyor sessiz durmadan Her gece esiyor nazlı biçimde Çakırkeyf edayla halim sormadan Rüyayla baş başa boylu boyuna Alev alev bendim yakıp kül eder Nasıl düştüm bilmem sırlı oyuna Sibirya ayında benden gül ister Duygu deryasında yürü ha yürü Boğacak galiba beni dalgalar Serzeniş cennet-i yemyeşil huri Hep beni ağlattı renkli gölgeler 07.04.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Reyhani Yılların yükünü almış sırtına, Gördüm ki dermansız Âşık Reyhanî. Sözü okyanustur sazı fırtına, Şimdi pek amansız Âşık Reyhanî. Yaşlanmış Reyhanî duruşu çile, Emekleri rüya sazı nafile, Özlemiş Zeynel i saz geldi dile, Yatıyor gümansız Âşık Reyhanî Saza bakar bakar şiir seslenir, Hanımı dertlenir üstat hislenir, Sus hanım diyerek saza yaslanır Gülleri çemensiz Âşık Reyhanî. Reyhanî gurbette yaban ellerde, Acısı depreşmiş gezer dillerde, Merhamet mevt olmuş zalim ellerde, Yaşıyor harmansız Âşık Reyhanî. Nerede Ekinci nerede vefa? Reyhanî dermansız vallah bu defa, Sinemde ızdırap taht kurmuş cefa, Bacası dumansız Âşık Reyhanî. 01.02.2006 Bursa ÂŞIK REYHANÎ Değerli gönül dostlarım. Günümüzün efsane şair ve ozanı Âşık Reyhanîyi sizlere tanıtmak bir vefa borcu diye düşündüm. Koca çınarı kısaca tanıyalım VEFASIZLIĞIMIZIN BELGESİ Âşıklık geleneğinin yaşayan ustası Erzurumlu Âşık Reyhanî, ilgi yardıma muhtaç. Rahatsızlığı nedeniyle sekiz yıldır eline saz alamayan Reyhanî, hem hastalıklarla hem de maddi yoklukla mücadele ediyor. Gençliğinde ünü Avrupa'ya Ve Amerika'ya ulaşan, ABD'nin Michigan Üniversitesinde katıldığı bir konferanstan sonra "fahri öğretmenlik"ünvanı alan, âşık festivallerinden onlarca madalya ve plâketle dönen Reyhanî,"Çalıp söylediğim dönemlerde, âşık kahveleri beni kapabilmek için birbirleriyle kavga ederlerdi. Ben bittim, kimsede arayıp sormaz oldu."diyor.17 yıl önce Bursa'ya yerleşen usta âşık, artık saz çalamasa da şiir söylemeye devam ediyor ve elinde kalabilmiş eski kaset ve plaklarını dinleyerek avunuyor. Âşık, fıtratı gereği kimseyi eleştirmese de, eski dostlarının arayıp sormamasından üzgün. Birde devletin ilgisizliğinden… Âşıkları kayıt altına alan ve himaye eden Kültür Bakanlığından destek görmeyen Reyhanî, susmayı tercih etse de kendisinden daha dertli eşi Rabia Hanım konuşuyor:"Reyhanî, uzun yıllar boyunca yurt dışında Türkiye'yi temsil etti. Âşıklık geleneğinin devam etmesi için öğrenciler yetiştirdi; ama şimdi yakacak kömürümüz yok."Reyhanî yinede eşini susturuyor:"Yokluklardan söz etme hanım."O,nede olsa, Demedim mi gönül kalkıp yürüme, Bir gün yollarını harami bağlar. Dertliysen derdini dertsize deme, Dertsiz hekim olsa yaramı bağlar." Dörtlüğünün sahibiydi. Tıpkı dizelerindeki gibi derdini gönlüne gömüyor ve eline alamadığı sazına bakıyor hüzünlü gözlerle. Asıl adı Yaşar Yılmaz olan Erzurumlu Âşık Reyhanî,1932'de Hasan kalenin Alvar köyünde doğdu. Okuma yazmayı okula gitmeden önce öğrenen Reyhanî, dışarıdan sınava girerek diploma aldı.18 yaşından sonra kendi bestelerini söyleyen Âşık, rüyasında gördüğü bir kıza sevdalandı. Kısa süre sonra kızı kaçırdı. Birkaç ay geçmeden evliliği geçimsizliliğe ve huzursuzluluğa dönüştü. Bunun üzerine karısının ailesi, kızlarını alıp başkasıyla evlendirdi. Âşık Reyhanî, bu dönemden sonra 'Dertli' mahlasını kullandı. Ancak Bayburtlu Âşık Hicrani tarafından kendisine Reyhanî mahlası verildi. Konya Âşıklar Bayramına aralıksız katılan 7 Âşıktan biri oldu. Eski âşıkların dışında, Huzuri Baba, Nihani, Cevlani, Efkârı, gibi âşıklardan gelenek ve usul öğrendi. İrandan Avrupa'ya birçok ülkede türkü söyleyen Âşık Reyhanî, katıldığı yarışmalardan ödüllerle döndü.1980'li yılların başında Erzurum'da bulunan Doğu Ozanları Derneğinin başına getirildi. Birçok ülkede konser ve konferanslar veren Âşık Reyhanî, şiirlerinin bir bölümünü "Avlarlı Reyhanî",Böyle Bağlar", Kervan" adlı kitaplarda topladı. Değerli dostlar ben de Ömer Ekinci Micingirt olarak üzüntülerimi ve duygularımı Reyhanîye bir şiir yazarak paylaşmak istedim Ömer Ekinci Micingirt Reyhanî İçimi yakıyor acının tülü, Bu gece bendimi yaktın Reyhanî Simsiyah her taraf duman örtülü, Aşkın sarayını yıktın Reyhanî Bir acı haberi aldım bu gece, Ölüm ibretlidir hayat bilmece Yudum yudum yuttum matem işkence, Hakkın divanına çıktın Reyhanî Çilesi son buldu belki bu kadar Böyleymiş yazısı böyleymiş kader, Gözlerim kan revan ruhum derbeder, Son defa sılaya baktın Reyhanî Apansız göç ettin cepsiz cepkensiz Acım boğum boğum tıkandım sensiz Gömün Ömer ide gitsin kefensiz Yüreğim zemheri yaktın Reyhanî Büyük Hak Ve Halk Ozanı Aşık Yaşar Reyhani Hakka yürüdü… 11.12.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Rica Ederim Üslubu bir sükûn sanki bir peri Hüzünle söyledi rica ederim Edeple iç içe öteden beri Azimle söyledi rica ederim Yakıyor bakışı acaba niçin, Ne desem bilmem ki o kısmı geçin, Gülümü soldurmam ben deli için, Sözümle söyledi rica ederim.. Benimle nazlanır tın tın azıcık Sultanım o benim dersem kızacak Sitemkâr nur mesaj gözüm yazacak Gözümle söyledi rica ederim Onunla bir başka sanki ırmaklar, Onunla koşuyor şair parmaklar Onunla ruh giydi bizim konaklar, Bizimle söyledi rica ederim Sükûtu hal ile eyledi ikrar İçime dökülüp kendini arar Bekledim bekledi dedi son karar Çözümle söyledi rica ederim Gönlümde her daim sevdası yeni Vuslatlı gecemin eskimeyeni Elifle tüllenen musiki gibi Cezimle söyledi rica ederim Ruhumu kuşatan gözleri elâ Hediye eyledi üç nurlu bala Nurefşan taptaze bir Leyla hâlâ Nazımla söyledi rica ederim Ömer Ekinci Micingirt Riya Öteye yönelmeyip sonsuzluğa bürünüp, Sokakların derdinde değilseniz hürsünüz. O'nu idrak etmeyip eder gibi görünüp, Kendinize varsanız neyi üfürürsünüz. 09.01.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ruh Öksüzleri Sonsuzu gizlemiş var eden gökte, Yıldızlar oynaşır dağ başlarında. Seher dize iner yaşlı yürekte, Gece hep çiy saklar gözyaşlarında. Çoklukta kâr olmaz, eşekten katır, Avuçta üç dörtlük on iki satir, İmgeler hep bana, şey hatırlatır, Azabın rengi var bakışlarında. Madde ve ötesi, var yok izleri, Zıtların adıdır bazı sözleri, Akıbeti yokluk ruh öksüzleri, Fıtrat yok dört mevsim, yaz kışlarında. 18.09.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ruhumu Sular Sen gri tebessüm, bense hep çile, Sevinç hüzün keder kimden yadigâr! Yaşımı hüznüme saklasam bile; Gerçekte acının derin izi var. Derdime yol buldum hicran iziyle, Bak heder olmuşum yalan mı söyle. Aşkın yumağıyla, varlık gözüyle, Kalbine hükmeden, filan mı söyle! Gözyaşın, sitemin yakarışların, Gecemi, günümü, rüyamı sardı. Çok şeye gebedir ses verişlerin, Gelir mi bilmem ki zamanın ardı. Hem beni ararsan gözyaşına bak, Duygunun hem demi bağlar hayata. Acı bir melodi yaşlar muhakkak; Geç kalmak elde mi, bizde mi hata! Umuttan azâde, açma arayı, Yüzünün neşvesi ruhumu sular. Sen benim gönlümün, sükûn sarayı, Emekle boy verir yüce duygular. 20.08.2011 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Rukiye Çile çeker şükür der Vuslat koyu sabreder Sây damlalar kaç eder Sulu gözlü Rukiye Yavukludur anaya Sığındım O mânaya Ne güzelmiş ar hâya Elif yüzlü Rukiye Bakışları masmavi Tek derdi hep semâvi Lâkin duruşu kâvi Sizli bizli Rukiye Kulum demiş yaradan Yıllar geçti aradan Gözler kahve karadan Epey giz'li Rukiye Biraz yufkalı yürek İç dökecek aşk gerek Koşuyor yaş dökerek Pek de nâzlı Rukiye Ömer Ekinci Micingirt Rüyalar Kurduğum rüyalar seninle tektir Ruhunu ruhuma yamala diktir İster dişini sık sessizce bekle İster bende kalan hüznü biriktir 08.04.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Rüzgâr Odamın kapısı açılır birden, Sımsıcak gıcırtı meğerse rüzgâr… Uhrevi bir verâ sanki kabirden, Rüyayla iç içe seslenir yer yer. Rüzgâr çığlık rüya sarsar garibi, Dökülür yatağa, gece sönerken. Tüm varlık hasm olur,cin çarpmış gibi, Ondan mı yorgunum her sabah erken? Hep böyle bu bende öteden beri, Sihirli inilti, aşk imiş güya… Belki de uykuda gezen serseri, Ben O'na hasretim birde uykuya. 17.08.09 Bursa

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.