Gel De İçme

Ö Ömer Tomruk
0 Altın Yaprak
Rengârenk özlemelerimle, Boynuma doladığın kollarının kölesiyim ben. Yanağın duruyordu ensemde, Nefesini duyduğumda sırtımdaydı kalp atışların. O ne güneş kıskandıran bakışlardı, Akşamın bir vaktinde… Şahin tepesi,kartal yuvası, İkisinin arası altın kum sefa sofrası… Ah ulan tekmelenmiş yüreğim ah. Gel de içme granit sevdaların şerefine… Bir rüyaymış meğer gördüğüm, Zehir zemberek ömrüm kalmış geride… Yağmurları seviyordum ya hani, Gözyaşlarımı gizlediğinden di o… Görme sana ağladığımı, Bilme sana yandığımı bilme… Neyim varsa çıkarıp yak kadife kaplı sandıktan, Adımı dahi unut, o yollardan sakın yürüme… Bedenimi alt ettin, Hayalime de sık bir kurşun olsun bitsin… Gölgesi yok nasılsa düşemez peşine… Her şeyde seni görüyorum çünkü. Vitrindeki bir yemek takımının tabağında, Daha açmamış goncaların dikenli dallarında, Giydiğim şapkada,yürüdüğüm kumsalda, Ve yudumladığım rakının anason tadında… Attığım her adımda ve uykusuz gecelerimde, İstanbul'da,Ankara'da Koca Memleketin her bucağında, Kuzeyimde güneyimde seni görüyorum Ey susuşları vicdansız yar… Bir de o şarkılar var boğazımı bırakmayan, Her duyduğumda ömrümden bir mevsim çalan Dudağım mühürlense de o şarkılar ciğerimde feryat figan… Ömrüme zayi gidişin var birde… Ah ulan zamanı kayıp yüreğim ah. Gel de içme mehtabın soylu gülüşüne… Gel de içme

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.