Ecel Türküleri

O Orhan Tiryakioğlu
0 Altın Yaprak
Radyoda hüzünlü bir melodi var yine, Bir kez daha beni alıp zavallı dünyamdan, bilmem nerelere götürüyor, Ezgi dünyasına dalmış ya bu gönül, Ne melânkoli, bak! Düşünde sevdâlar kur'uyor. Feleğe küsmek mi, nasıl? Kendi düşmüş ya yürek bu yangına; Neden başkasını asıp kesiyor? Belki çare yok; elim mahkum, düşkün sinem, bir başına kalmak ne zor! O da, benim canıma yetiyor. Zaman ne hızlı geçiyor, bak! şarkısını bile dinlemeden sevdanın, haşin bir ses, ezgileri boğuyor, Daha inadına sevmeden seni, doymadan, Yüreğimin düşü yarım kalıyor. Hesap zamanı mı geliyor, bilmem? Ecelime susamış ya can meleği, Kıyamet gibi sarıp dünyamı, darmadağın ediyor. Vakti, zamanı mıdır hiç bilmeden, Nasıl dayanacağını da sormadan yüreğin, Hoyratça söküp can bağımı, hiç acımadan koparıyor. Ecel türkülerine geçiyor şu radyom, Her vuruşunda sazına, tellerine Yüreğime toprak atıyor...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.