Yılkı At İle Tay Günlüğü

O Orhan Tiryakioğlu
0 Altın Yaprak
Gördün mü hiç uzaktan, sırlarını tepelerin? Gölgelerin sardığı karaltıları, Tozu dumana katan, Ayak seslerini belki doğanın, Renk cümbüşü yelesini, Tayların çektiği sürülerin Ve teklediği yılkıların. Sen, özgür bir kısrak olmalısın kırlarda koşan, Hızlandığı kadar özgür, şahlandıkça coşan, Çatlayıncaya dek durmak yok sana, dörtnala gitmelisin, Geride bıraktığı herşeyden ırak, kaçmalısın. Asla olmaz; kalamazsın sen, Yapamazsın çünkü, suyu çekilmiş yılkılarla, Her canın çektiğinde kuzum, Bayırlara öylece çıkamazsın. Çünkü onlar, kırlarda dolaşır kaygısız Sevda işleri de artık çok gerilerde kalmış, Kimse sormaz ki yürek hesabını, Onlar çünkü, sevmeye mecbur değiller; Sevgi onlardan düşmüş. Olsa ne yazar? Sanki gücü yeter mi özleme, ayrılık çatsa? Buzul soğuklarında cemre beklemekse, daha bir ölüm Artık çok geçtir onlar için, cezasız gitmek isterler, Savaşacak yaş ise çoktan geçmiştir, Yâr seslense, damarları çatlar, Yani, düş görmeye dayanamaz onlar, Neye baksalar karabasana döner tedirgin saatler, Dizboyu batağa saplanırlar. Çünkü onlar, sorgulamıştır zamanı, Almıştır en ağır cevabını dünyanın, Yani, kalemini defterini bırakmıştır çünkü, Onlara birşey yazılmaz.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.