İkinci Mektup

O Osman Tuğlu Osman Tuğlu
0 Altın Yaprak
Artık yanımda sen yoksun ve yüküm çok ağır seni özlediğimde seni yaşayabileceğim bir şeyim olmalıydı, bir resim gibi belli bir anın hapsinde, bir anının çemberinde sıkışıp kalmamış seni zamanı ve mekanı aşarak bütün yönlerin, bütün yanların, bütün yaşlarınla bana taşıyacak birşey olmalıydı bu. Bizans'a yelken açtım, Yeats'in izinde eski sanatçılara, zanaatkarlara, büyük ustalara sordum, 'Bir mozaik verebilir bu tamlık duygusunu sana.' dediler, 'Ancak her bir rengi verecek taş ısrarla aranmalı ve özenle seçilmeli, en az oniki tona ihtiyacın var, anlattığın o kızın gözlerinin rengi belki bir yanardağ ağzındaki kayaçlardan, saçlarının rengi azgın nehirlerin sarp kayalıklardan koparıp getirdiği parçalardan teninin rengi denizin başka bir yakadan taşıdığı nadide taşlardan temin edilebilir ancak, antik şehirlerin sokakalarını da unutma, eski saraylardan, mabetlerden hep umutlu ol' Anadolu yollarına vurdum kendimi daha o gün. Ulaşılmaz zirvelerden, vadilerden, deltalardan seni bana getirecek freskim için uygun taşları topluyorum o gün bu gündür, sırt çantam ve ceplerim rengarenk taşlarla dolu, artık sen yoksun yanımda ve yüküm gittikçe daha ağırlaşıyor.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.