İki yaşındaymışım öksüz yetim ve kardeşsiz kaldığımda Büyütemem diye annem evlatlık vermiş beni de diğer kardeşlerim gibi Bilmeden büyümüşüm evlatlık olduğumu…
RAHİM TAŞ, ŞAİR, YAZAR 1964 yılında Kars’ta doğdu. Çocukluğunu Kars’ta geçirdi. Maliye Bakanlığı mensubu olarak 1987 yılında Kars Defterdarlığında memuriyete başladı. 1991 yılında Personel Müdür Yardımcısı olarak Bursa iline atandı. 1994 yılından itibaren sırasıyla Elazığ, Yalova, Zonguldak ve Düzce illerinde Personel Müdürü, 2007 yılında Ağrı, 2009 yılından itibaren Sakarya Defterdar Yardımcılığı 2017 YILINDAN İTİBAREN Eskişehir Defterdar Vekilliği görevini yürütmektedir. Amatör Tiyatro topluluklarında oynadı. Bir heves olarak başladığı yazım yaşamını yine amatörce sürdürmektedir. Bestelenmiş ve çeşitli dergilerde yayınlanmış şiirleri, sahneye konulmuş oyunları bulunmaktadır.
Kitapları
- Karanlığın Cemresi 1998 Şiir
- Atam Anam Ay Terekeme 2015 (Gece Kitaplığı Yayınları) Deneme
- LafoRaTuvar 2015 (Gece Kitaplığı Yayınları) Şiir Öykü Oyun
- Hammaliye 2016 (Son Çağ Yayınları). Deneme
- Lafirent 2018 (Son Çağ Yayınları). Şiir
- Yan Masalın İkramı 2018 (Son Çağ Yayınları). Öykü Deneme
- Atam Anam Ay Terekeme 2018 Genişletilmiş 2.baskı (Son Çağ Yayınları).Yerel Deneme
- Asosyal Komedya 2018 (Son Çağ Yayınları).Oyun
- Bahdavar 2019 (Son Çağ Yayınları). Terekeme Romanı
Rahim Taş şiirleri
Asyavruda bir kent güzel istanbul üzerinde deniz mavi fistanbul sevdalara mesken kalpte histanbul yazılmıştır sana nice destanbul…
duruşunu sevdim önce bakışını gözlerinin yeşilindeki pınarı ışıltıyı…
ayrılık susarak başlarmış! sustun önce dilin sustu…
kazarsan ruhumu getirirsen altını üstüne yüreğimin bulursun sana saklanan…
yalnızdı çıplaktı tuğla sıva ile buluştu bütünleşti…
ufuklarımın ötesinde bir silüet bir can idin bana düştün…
beş ile açtı kapılarını aydınlığının parmak uçlarındaydı gözleri yirmi jantlı ayakkabılarıyla koşup kulvarında…
sensizliği sevmiyorum sessizliği de gözlerimi kapattığımda sesinin ezgisiyle açılır…
bir denizdi aşk sevgili ortasında yükselen kule sabah güneşiyle yıkanan…
duyuyordum söylediklerini söylemediklerini dinliyordum hiç düşünmemiştim…
sesler ınga embriyolarının mama olup doğmasıyla söze dönüşür…
kağıttan uçak yaptım fırlattım gökyüzüne boşalttım şekerleri çocukların üstüne başının üstünden geçerken…
ben burada senli düşler sen orada benli düşler…
bir silüet yuvarlanıyor gönül penceremden düşlerimin ortasına cam kırığı melodiler açıyor…
15 / 23 gösteriliyor