Öyle çok yazdım ki sana.. öyle adresi yitik öksüz mektuplar Bir sabah, çalındığında kapın,…
Ben ölmüşüm.. Üzerime topraklar atılmış. Mevsimler geçmiş, Karlar yağmış,yağmurlar yağmış,…
Şarkılarda yaşadım bu gece seni.. Gitme diyordu birileri.. Birileri de unutma.. Unutma diyordu ardından..…
Çok güzeldi sesini duyabilmek Seneler sonra, Bir daha gülmek Ve ağlamak seninle..…
Gelmemeye yemin mi ettin.. yüreğimde yıllanan yaram. Unuttum desen yalan, özlemedim desen inanmam..…
ilk değil ki bu sancı,yüreğimi esir ettiğin.. ve ilk çaresizliğim değil bu,beni yollarında ümitsiz beklettiğin.. hatırla ki mevsimler geçmişti ilk yokluğunda, ve ben yıllara yazmış…
Bu kışda gelmedin, bu bayram gelmediğin gibi.. ve ben seni, eskisi gibi beklemedim..…
bütün düşlerimi gökyüzüne saldım bu gece.. bu gece kar yağarken yokluğunun üstüne ben kaybolmasın diye izlerin, sokak lambasının ışığına işledim gözlerini ..…
sana geldim bugün, eskiden olduğu gibi.. pencerene bakarken, gözlerimden akıverdi anılar..…
seviyorum seni, vedaların ve acıların tam ortasında. yana yana, nefes almadan,…
ya bu hasret beni öldürür, yada ben ölürken bile sana hasret ölürüm.. hani nisan can çekişirken elimizde, bir sözün vardı yarım kalmış herşeye..…
Yağmur yağdı bugün.. Sindire-sindire toprağın kokusunu içime.. Ellerin gibi yumuşacık, Sıcacık bir yağmur..…
Bu benden, bir veda çığlıdır yaban gözlüm.. Seninle başladığım her şeyi, batan bir gemiyi terkeder gibi,…
ben vedaları sevmem.. bir de geride kalmayı elbet.. herkesin bir hikayesi vardır aşka dair.. herkesin bir nasibi..…
Yokluğunda öğrendim, Nasıl canı yanarmış insanın. Bir bir yok olurmuş, Ne varsa mutluluk saydığın.…
15 / 17 gösteriliyor