Günaydın Sevdican

R Recep Dere
0 Altın Yaprak
Yaşamım boyunca belki de en iyi yaptığım şeyler arasındadır yazmak ve yine yazıyorum hem de deniz gözlüme yazıyorum yine... Bu ne bir özür , ne bir günah çıkarma nede bir açınma için bir alt yapıdır bunu bilmeni ve anlamını özellikle rica ediyorum.. Yıllar ne çabuk geçiyor Deniz Gözlüm seninle tanışmamız , ilk gözlerinin mavisinde boğulmam, ilk elini tutmam ve ilk sevgi sözcüklerine gark oluşum dün gibi ama koskoca yedi yıl bitmiş. Her gecen gün insandan bir şeyler alır gider ve o denli bir şeyler getirirmiş , öyle diyor ekabirler ben onların yalancısıyım..Benden yıllar çok şey götürdü saçlarıma aklar düştü , gönül bağıma karlar yağdı üşüdüm , ağladım gözlerimin pınarları kurudu ; bunlar gidenlerdi birde bunun ziyadesi bana verdikleri var yılların pozitif anlamda...... Bana sevmeyi sevdiği için özünden bile vazgeçmeyi öğretti yıllar , Arnavut kaldırımlı sokaklarda geçmedi belki çocukluğum, ama aşk pencerem hep Arnavut kaldırımlı sevda bahçelerine bakar oldu , belki de bir hülya idi ama bakar oldu SevdiCan.. Bu gece içmeyecektim, biliyorum ki sen yine bir bahane bulmuşsundur diyeceksin evet buldum bir bahane ;yaşama sebebim, huzurum,huzursuzluğum ,gülüşüm ve gülerken ağlayan düşüm sevdiğimi buldum içmeye neden bu gece, şu saate kadar kadehim inan ki hiç boş kalmadı , göz yaşımla doldurdum kadehimi ..... Sen beni bırakıp gittiğinde tükendiğimi hissetmiştim, ikinci periyotta dizlerimin titrediğini ve üşüdüğümü hissetmiştim ne kadar tuhaf bu kez ne tükenen bir şey var nede titreyen , sadece kontrolsüzce akan göz yaşlarım ve adeta göğüs kafesimi yırtmak istercesine delice atan kalbim var... Bir mahkeme kuruldu gönül bahçemde ; hakim ben, yargıç ben, savcı ben ,avukat ben, sanık ben ve hatta mübaşir de ben. Bitmiyor bu yargılanma ama nihayetinde çıkıyor karar, hakim gözlüklerinin üzerinden bakarak haykırıyor oğlum bu bittiğin andır; binlerce af çıksa da sen muafsın bu aftan diyor ve kelepçeler vuruluyor gönül elime......O an anlıyorum değişen bir şey olmadığını ben hala köpekler gibi seviyorum seni ; ama bu sevgim İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN de muaf.... Bir şaire hadi şiir yaz diyor birileri ama ne kalem var ne kağıt, ressama bir portre yap diyorlar ama ne tual var nede bir fırça yüreğim hadi sev diyor sevilen var ama sevinen yok....... Hayal kırıklığına uğradım dedin, belki de haklısın senin bildiğin recep değilim artık yada görmek istediğin recep değil yada senin beni ilk defa ciddiye alınca farklı gördün yada ben cüretkar oldum bunca yıldan sonra pısırık , tırsak ve sabırlı değilim eskisi gibi , belki de en doğrusu bu son sözüm.... Evet eskisi kadar sabırlı değilim; en başında ki istemlerimi dizginleyemiyorum artık, sen benim yitik diğer yarımdım buldum 28 yaşımın sonbaharında ve ve artık diyorum ki sensiz gecen her gün her gece her saat zulümdür bana, seni diledim yıllardır varoluşumdan ve şimdi belki de seni ilk defa kendime yakın hissettiğimden belki de hissetmek istediğimden sabırsızım SevdiCan..... Her akşam evimize sabırsızca gelme güdüsünü yaşamak istiyorum,kapıyı açmanı yada sana kapıyı açmayı istiyorum, başımın dizlerinde yok oluşunu yada dizimde ki başının sıcaklığını hissetmek istiyorum Sevdican ve yine biliyorum ki ben çok şey istiyorum ama istiyorum SevdiCan..... Ben yaşamım boyunca kolay olanı basit olanı seçmedim bu bilinçli değildi ama seçmedim.. Ve şimdi 35 yaşımın kışında yine zor olandan yana kullanıyorum tercihimi....... Ki kırılgan bir hava var dışarıda , oysaki senin kırılacağın bir söz , bir bakış , bir dokunuş benim hazanım olurdu; hele bunu yapan ben isem belki de senin benden kurtuluşun olurdu Sevdican..... ...... 24 ocak 2007 02:50 Buldan

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.