Ah Bağdat, Bağdat!..

R Rıfat Araz
0 Altın Yaprak
Günün mü, ömrün mü, bahtın mı kara?.. Aldın, can evinden binlerce yara!. Canlar dayanır mı bu âh u zâra? Bu devrân ağlar mı, güler mi Bağdat?!.. Musul’dan, Kerkük’ten öz sesim gelir. Necef’ten, esrârlı nefesim gelir. Sende dil açmağa hevesim gelir; Anasız bir kuzu, meler mi Bağdat?!.. Ateş mi yağıyor, ahir zaman mı? Kerbela toprağı sızlayan kan mı? Peygamber evladı yaslı reyhan mı?!.. Al al goncaların, solar mı Bağdat?!.. Dert, dertleri sarmış, od evi, barkı; Masum bakışlarda endişe, korku!.. Ne zaman dağılır, bu zulmün çarkı? Bu hüzün, mermeri, deler mi Bağdat?!.. Bir ince ağıttır bu can pazarı; Kara kışa döndü, gönül baharı... Neyledin o eşsiz cennet diyârı?! Eller, gül balanı beler mi Bağdat?!.. Bu kopan fırtına, o kumdan bulut; Ebabil taşında, kırık bir umut!.. Kan rengine döndü ateşle, barut; Çilen, bir cihâdı biler mi Bağdat?!..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.