Fosforlu Cevriye

S Sadettin Kaplan Sadettin Kaplan
0 Altın Yaprak
Lodos tenli bir İstanbul şarkısında sevdim seni Cevriye Dalga-dalga vurdun sahillerime Burgaç-burgaç martı çığlıklarında köpük-köpük öptüm ıslaklığını Servi boylu bir geceyi bekleyen gündüze demirli bir kumsal gibi oylum-oylum oyulurken yüreğim leylim saçlarında ördüm o en ıslak yağmuru Beli bükük bir İstanbul sokağında buldum seni Cevriye Omuz omuza yaslanmış ve akşama çömelmiş o yorgun evlerin tedirgin cumbalarında çimerken pencereler bakırdan bir leğende saklanıp rengi uçuk zamanın arkasına sevdamı soluyarak bir melteme nefessiz sana işmar eyledim saksıdaki setresiz ve fessiz fesleğende Memeleri terlemiş bir İstanbul akşamında ıslandım sana Cevriye Belalı bir yağmurun kolunda yosma bir gece hıramanken Beyoğlu’nda ve çiğnenirken onuru en kabadayı kaldırımların yapıştı dişlerime sedef beyazlığında bir çocuk gülüşünün kalıbı olan sakız Sen ey sevdaların gel-git zamanı Sen ey yüreğimden beni sağan kız Lodos tenli bir İstanbul şarkısında sevmiştim seni Gül gamzeli bir İstanbul akşamıydın Cevriye Nerde yüzün nerde sesin nerdesin Dün çöktüm İstanbul’un ufkuna gece gibi İstanbul’da İstanbul ve aşkta hüzün yoktu sen yoktun tüm sevda sahilleri ıssızdı sırı dökük aynalarda yüzün yoktu fosforundan sıyrılmıştı tüm yıldızlar Fosforlum Karakolda ayna yoktu görevdeydi devriye başkomiser odasında yalnızdı seni sordum Cevriye son sarhoşun da sızdı aşkın yüreğimde bir damga gibi durur Andolsun fosforuna kolların damgasızdı

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.