Acılardan Kaçıyorum

Ş Şahin Hatunoğlu
0 Altın Yaprak
hayatım bir film çekiminde ve benim bu filmdeki rolum, yanlızları oynuyorum. gerçi bu rolum hiç değişmedi, kendimi bildiğimden bu yana, hep yanlızları oynuyorum. ne bulduğumu sormayın, evet bu rolu ben üslenmiş olabilirim, ama gerçekten bu rolde ne bulduğumu bende bilmiyorum, sadece yanlızlığı seviyorum. benim yanlızlığım gecelere benzer. onlar gibi karanlıktır ve onlar gibi sessiz. birşey biliyormuş gibi hep aynı saatte çöker karanlık, gündüzlerin üstüne ve neye uğradığını bilmeden kararır gündüzler, onca yıldız ve ay büyük bır çaba harcar, o karanlığı aydınlatmak için, oysa nafiledir tüm çabaları ve güçsüzdür ışıkları, yinede yılmadan dururlar öyle, saatlerce... belkide bizim bilmediğimiz bir şey vardır, işin içinde, tabiya bizim bilmediğimiz, belkide binlerce şey vardır, hüküm süremediğimiz. yinede aldırmadan anlamsız tavrını koyuveririz. çünkü hep biz haklı çıkmak zorundayız, çünkü konuşan ve düşünen yanlız biziz, diye düşüncelerimiz. Halbuki onlarında düşünebildiğini düşünsek, kimbilir neler olurdu, bu defada başka bir düşünce sarardı bizi, acaba içinde gezen biz hakkında neler düşünüyorlar? diye... acaba bizi duyuyorlar mı? acaba onlar için hissettiklerimizi onlarda hissediyorlar mı? kimbilir belki deriz, onca düşündüklerimizden sonra, kimbilir... ben yanlızlığımda sadece yanlızlığı değil, yanlızlık içinde yaşadığım kalabalığıda düşünüyorum. ve karanlıkta ve kalabalıkta ve aşklarımda ve velerimde saklı daha onlarca şey, onlarca acı hayaller, hepsi yerini alır bir bir benim oynadığım tiyotroda... aklıma takılır onlarca soru ve hepsi sualsiz, hepsi bir cevap arayışı içindedir, ama nafiledir! tüm arayışları ardından yeni sorular getirir ve yeni cevaplar, ve bu uzadıkca uzar. onlar yüzlere, yüzler binlere, binler milyonlara dönüşüverir, ve bir an sendelenip dikildiğinde, kaybolduğunu anlamışsındır. o karanlığın düşüncelerinde, ve o an birşey daha anlamışsındır... aslında kaybolduğunu hatta boğulduğunu, kendi düşlerinde....... hayaller, bir sığınaktır hayaller. yalan olduğunu düşündüğümüz dünyanın... acı gerceklerinden kaçtığımız an sığındığımız tek kapıdır, tek sığınaktır, bir gerçek bombardımanından kaçtığımız, tek sığınaktır. belkide bu yüzdendir o kadar çok hayal kurmamıza sebep, hatta kesin bu yüzdendir. yoksa kim kaçar, yoksa hayal olduğunu bile bile kim hayal kurar. bu nedenledir ya benimde hayal kurmama sebep hep kaçtım hayatımın acı gerçeklerinden, ve hep kaçıyorum. aslında daha ne kadar kaçıcam bilemiyorum, biran durup yüzleşmeyi düşünüyorum, ama nafile, tüm cesaretimi kaybediyorum o an gerçek yüzünü görünce, ve sonra yine başlıyor kaçışlarım, bitmek tükenmek bilmeden, yılmadan, yorulmadan. kime desem hepsinin cevabı aynı olur, 'yüzleşmek zorunda olduğumu' söylerler, oysa hiç düşünmeden cevap verdiklerini bi anlayabilseler... tüm acıların aynı korkunç yüzde olmadığını, bi anlayabilseler... belki o an beni anlayabilirler, belki o an benden yana olan birileri çıkar. sonra yine dalarım hallere, ve bu defa hayatımı karartan ana geliyorum. evet şimdi bunu hayal ediyorum, bunu, bu büyük hatayı düzeltme hayaline dalıyorum. bu şöyle olsaydı, o böyle olsaydı... ve öteki o,şu,bunlar... ve ardısıra takip eden olsaydılar... evet olsaydı, olsaydı böyle olmayacaktı. herşey dahabi güzelleşir ve çiçekler daha güzel açardı. ve sonra dönüyorum yine acı ama gerçeklere... bu defada kesin cevaplı ve asıl doğru olan 'olmadı' lar sarıyor, dört bir yanımı... ve yine göz göze geldiğim acı gercekler, korkuyorum ve kacaçak tek sığınacak kapıya geliyorum, ve bir an dirkiliyorum, irkilip duruyorum, zamanı geldimi acaba o korkunç yüzleşmenin, diyorum. ve arkamı dönüyorum, yüzüne baktığım zaman, eskisi gibi korkmadığımı görüyorum, o kadar zayıf o kadar güçsüz kalmıştıki, anlayamamıştım. acı gerçeklerimin. ama yinede korkuyordum, çünkü öyle bir korku salmışki, içimde öyle bir yer edinmişki, kormamak elde değil... lakin sadece bakıyordu, öylesine; o karanlık gecede, sebebini anlayamamıştım, sonra bu halinden yararlanıp kaçmayı düşündüm, ve kaçtım, ama o halen orada öyle duruyordu... bir an takılıp düştüm, ve gördümki, yine gerçek dünyanın içine düşmüşüm. karanlık yerini şafağa bırakıyor. ve artık kaçışımın bittiğini anlamıştım. artık kaçmak için gelecek geceyi, hatta geceleri beklemek zorundaydım. çünkü biliyorum, ne onun kovalaması bitecek, nede benin kaçışlarım. çünkü biliyorum, ne gecelerim bitecek, ne gündüzlerim...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.