Bu topraklar bu yağmuru kaldırmaz Sen en iyisi al gözlerini Köşe başları soğuk ve ayaz Her köşe başı bir kavuşmak değildir.…
Ay saçlarını buluta dayar Doğuda güneşin parmak izleri Taşın ve toprağın öpüştüğünü ilk kez görüyorum Yağmurun boğulduğunu,…
Göç vaktidir Saçlarını yaşatmaz artık aynalar Öyleyse aynaya ne gerek var Kırılmalı avuç ortasında.…
Heykeller gelir evin boş odalarında durur Güneş sesiyle açamaz pencereyi Gözlerin bir parça siyah bir parça yağmur Evin boş odaları tanımaz hiç kimseyi…
Siyah keçi ve buz dansı İkimizden birinin düşeceği besbelli Ben nasılda sarılmışım, tren penceresine Sırtında sepet bir köylü kızı…
Öyle bakma sen Suzidilara ne olur Bu kenti istila edebilir heykeller En uzak denizler gözlerinde boğulur Dolu tüfekler acemi ellerde titrer…