Yaşarken Ölmek

S Sebahat Kara
0 Altın Yaprak
Yaşarken Ölmek Göz pınarların ne kadar dürüsttü? Ölüme ağlarken, Ne kadar kalmıştı? Göç vaktine, Yokoluş anının çanları çalarken, Belki bir gülü eline verebilmekti ölmek, Belki aynı gülün elini kanatmasıydı yaşamak Bazen çok aşina koynunda yatar gibi, Bazen çamurdan görünmeyen bir ayna Ne zaman bakmak istesen, Kendini göremezsin kirden Belki bir efendiye kul olmaktı ölmek, İtaatsiz bir asi köleydi yaşamak Gülerek ele geçiriyor sol yanımı, En sıcak sözleri ve şiirleriyle, Ya kahrım... Sıra dışı insanları taklid ediyor. Tekrar, tekrar Belki gözlerine en yakışan sürmeydi ölmek, Ve gözyaşlarıydı yaşamak. Elim kalbime iltica eder. Her defasında ince sızısı karışır ezberime, Sen iyisimi, Sus pus olmuş bir nakarat koy yerine Yanarsa yüreğin sularda Dersin, bir çağlayandı ölmek, Ki çöllerde Leylayı aramaktı yaşamak. Ben... Gri meydanın bekçisi, Bu pejmürde haliyle Yıldızları ararken, Her defasında ayışığı olabilmekti yaşamak, Ve nihayet anladım, Aslında yapayanlız ağlamaktı ölmek

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.