Son Veda

S Sema Akbaş
0 Altın Yaprak
Gençliğinin baharında bir çiçek Nasıl sever bilir misin Bir çiçek ilk göz ağrısını Saf bal değerinde sever Duydugun her şarkıda hüzünlenip ağlayacaksın Her aşk filminde Bizi hatırlayıp ağlayacaksın Yaşadığın her an Göz yaşların sel olacak Kimi zaman dışına Kimi zaman içine akacaklar Seni yalnız bırakmayacaklar Bedenin kalabalıkların arasında olsada Ruhun yalnızlığın ve hüznün çığlığını atacak Gece 3 - 5 nöbetlerine dikileceksin Kimi zaman bir kabusla uyanacaksın Kimi zaman tatlı bir düşle Ve '' neden uyandım şimdi'' diyeceksin Hüznünden efkarından Kimi zaman akşam vakti olmadan uyumak isteyeceksin Kimi zaman gece yarıları olsada uyku tutmayacak Mayası da yok ki uyku tuta Yatağına uzandığında Önce göz yaşların süzülecek Sonra biraz uykuya yenik düşecek Üzgün ve kederli bedenin Sonra uyanacaksın Gecenin bir vakti Yine süzülecek yaşlar Şaşıracaksın bu kadar yaş nereden geliyor diye Kimi zaman Geceler öyle uzun gelecekki 2 Gün gece 1 gün gündüz zannedeceksin Ve yine ağlayacaksın Kalabalıklarda hep beni arayacaksın Acaba O mu diye Şaşıracaksın benzer birini gördüğünde Yine ağlayacaksın ''' ben O nu nasıl kaybettim'''' diye Bazen dalıp gideceksin Sesim kulaklarında çınlarken Sen etrafındakileri duymayacaksın bile Birden dünyadaki seslerle irkilince Yine ağlayacaksın belli belirsiz Bedenin kalabalıkta olsada Ruhun yalnızlığın ve hüznün çığlığını atacak Özlemlerin ve pişmanlıkların sel olup akacak Yedi kat Sema'nın maviliklerine uçan kuş Artık geri gelmeyecek Yine ağlayacaksın Yiyip içemeyeceksin Yiyip içsende tadını alamayacaksın Göz yaşların yemeğine akacak her anı hatırlayacaksın Yine ağlayacaksın Kalbinin ritmi bozulacak Kendinden bi haber gezeceksin Duguların firar edecek Sen bile korkacaksın kendinden Beynin uyuşacak kimi zaman Yapacaklarını yaptıklarını unutacak Yolda yürürken bile gittiğin yeri şaşırcaksın Suyu toprağı azalmış bir bitki gibi Kurumaya terkedildiğini düşüneceksin Dünya meşakkati ile geçirsen de günlerini Kızın oğlun serpilip büyüdüğünde Kendi dertlerine düşecekler Yarım yamalak mecburiyetten gösterilen Bir sevgiyle karşılaşınca yine ağlayacaksın Bir gün sorsalar '''baba nasılsın''' diye Bir gün sormayacaklar Üzülüp ağlayacaksın Kaybettiklerine Artık bir ihtiyar olduğunda Daha çok hissedeceksin yokluğumu Sana olan ilgi alakamı hatırlayıp Ağlayacaksın kaybettiklerine Ve bir gün misafirliğimiz bittiğinde Göçeceğiz asıl mekanımıza Kimbilir belki bugün belki yarın Allah bizi iyi kullardan eylesin Yaşlandığında daha çook dalacaksın Belki bizi Torunlarına Masal aşkı olarak anlatacaksın Ve '''KEŞKE''' diyeceğin o günlerin Artık geri gelmeyeceğini görünce Yaptığın haksızlıklar için Çocuk gibi ağlayacaksın Evet ve mahşer randevumuzda Bir köşeden sen bir köşeden ben çağrılınca Soracaklar '''bu kul hakkı ile gelmiş''' Ne diyorsun diyecekler İşte orası o gün belli olacak Kimi zaman mutlu olduğunu zannetsende Yüzünün bir tarafı gülerken Diğer yarısı hep ağlayacak Gülüşünde bile göz yaşların olacak Bir mazlumu kandırıp ahını aldığın için...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.