Saklı Geçmiş

S Semih Seyyid
0 Altın Yaprak
Uzun süreli istirahatgahından bir adam, Sessizliğini bozup yüzyılların ardından Kalktı artık tanımadığı bir dünyada ayağa! İlk gördüğüne yapıştı ve söylenmeye başladı, Dinleyen yaşlı bir adamdı, anlamadı, sıyrıldı kaçtı. İkinci adamı yakaladı ve genç adama Kendi dilinden elverdiğince, Dokunaklı bir türküyle yakardı. Çaresiz o da "kim bu deli" diyerek kaçtı! Bir güzel gördü, gönlünün bahçelerinde ki Tüm çiçekleri terennüm etti, anlaşılmadı! Çocukları gördü en sonunda, yaklaştı, Ne söylediyse alay edip kaçıverdiler. Biri kaçmamıştı ve yeni Yürümeyi öğrenmiş gibiydi. Adamın aklına ninni söylemek geldi Ve derinden söylemeye başladı ninniyi! Çocuk o güzel bebek ifadesiyle gülümsedi, Anlamlı anlamlı büyülenmiş gibi bakakalmıştı! Uzunca bir süre söyledi adam Bir hortlaktan Beklenmeyecek kadar duygulu, Kendi diliyle söylediğinden midir nedir? Ninniyle sanki can suyunu yürüttü Tersinden! Çocuksa masmavi gözlerle, Gök gözlerle ninninin Çekilmişti bir kez içine! Artık bilmediği o dili anlar gibi Başlamıştı mırıl mırıl mırıldanmaya! "Ay day dalalay!" Birgün öldüğünde kimse, Kendisiyle beraber mezara Bir dili de taşıdığını nereden bilebilir ki? Bilse ölmek o kadar kolay Gelebilir mi ki? Birgün rüyasında bir taş kaldırır genç, O taşın altında geçmişi saklıdır onun, Geçmişin üstünde bir yazıt: "İşte burada sen yatıyorsun!" der!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.