Kalbimde!... Sen beni incitmedin gidişinle Gökteki kuşlar kırıldı, kanatları ezik Uçamazlar artık…
Ağlardım... Tutmaz oldu ellerim, Durdurdu tüm saatleri, özlemin... Üfledim, sen kaçtın...…
Duydun mu?!.. İçimdeki acıları daha yeni dindirmiştim Daha yeni bitmişti yüreğimi uyutmak için söylediğim ninni…
Hiç ummadığım bir anda düştüm bu boşluğa Bu umarsız çığlıklar, hep seni sevmemden Yürek yokluğundan bihaber, Defne ektiğim taş duvarlar soğuk…
Sevgili Kime Denir?.. iadesi şart ağrılarım, gel de al, boşver beni iki rekat ağlarsam, geçer sızılarım,…
Git! Git ve bir daha dönme Kalbimi kanatmaya… Ellerini……
Sen içimi boşver!.. Nasıl tarif edebilirim ki?.. Solgun bir sabahın getirdiği.. ….avuçlarımda kanayan bir damla gözyaşı gibi…
Ayak seslerini biriktiyorum Içim cılız, içim aciz, içim yanıyor bu gece Öksüz bir bebek masumluğu ellerimde Kulaklarımda sesin……
öyle bilinen yalnızlıklar üretmiyor tanıdık dokunmuyorum ellerine... kasımların, sağnak yağmurların tüm damlalara adımın yazıldığı çatıların altındayım...…
Mevsimler geldi, geçti Gözlerin hiç değişmedi Hep bir başka bahar içinde Hep bir bekleyen yabancı gözbebeklerinde…
Ben bilmezdim!........ Uzaklar vardır Çok uzaklar, sen bilemezsin! Sen yürüdükçe uzayan uzaklar…
Üşürler Bu Soğukta... Bir geliyor-bir gidiyor bahar bizim buralara Anlayacağın yalancı bir mevsim hakim istanbul' a Serçe seslerini bile duyamazsın…
GünLerden Perşembe Aylardan Ölüm! Günlerden Perşembe, Aylardan Ölüm Ölsene Hadi!..…
Ellerim donuyor sensiz Mayıs kokar gözlerin, mor bir menekşe bahçesi Gözlerinde birikmiş hıdrellez günleri Gül ağacının dibine resmini ektim……
Martıların gözleri eşliğinde Bugün yine doğdu içim! Hüzün yağdı Kuş uçmaz, kervan geçmez odama…
15 / 34 gösteriliyor