Bir Harabenin Tarihi I

S Serhat Karaman
0 Altın Yaprak
Dayadım sırtımı taş duvarına, titredim, uzun bir süre çabaladım, dizlerimin bağı çözüldü ve çöktüm. Hayal kurmak istedim ayrılmak istedim buradan, yaşlar süzüldü yanaklarımdan, bir uğultu kulaklarımda, bir fısıltı belki , "Sus!". Seni düşünmüyorum, çek git yanımdan! Herşeyinin hayalini uzaklaştırdım gözlerimin önünden, gözlerimi kaldırdım, atımın sağrısı duman duman, burnundan çıkan alevler geceyi yırtıyor işte, şimdi anladım, yaşıyorum... Kulaklarımda bir tekrar, bir yankı. Keskin bir kılıç oldu ancak parmağımın ucunu deldi sözlerin. Silüetin karşıma geldiğinde, parmağım boncuk boncuk, pıhtı pıhtı kan Ve ben yaladım, Kanım, bir canımdı, tükürdüm. Beni dinle ne çayır ezdim ne dereler atladım çağlayan, ne köyler ne ocaklar gördüm sımsıcak yanan ne çocuklar vardı ne kadınlar ağlayan atım kanatlandı ne yollar teptim, ne dağlar aştım atımın toynak sesine, nefes alış verişime, ezilen çimenlerin çığlığına bu yollarda alıştım gözlerim buğuydu kulaklarım tıkandı sesim kısılırdı ama ben durmadım sen aşınması gereken bir yolsun ben tek yolcu gezmezsem olamazsın Titremeye başladım üşüdüm zaman zaman, ama varım, kulaklarım dondu, kaşlarıma yerleşti kar. Ben hancı senin yüzünden yollar gördüm hayır dedim haykırdım işte ben, duy sesimi bu dağların ardından sesleniyorum sana, ben! yolcu! Bir çakıl parçası bir parça kum, bir kayaydı belki bir tepe, sen, üzerinde ürkek bir karaca kaburgaları inip kalkan, kulakları tetikte dur desem durur musun? Ben bir avcıyım sözlerim okum olsun, ve seni tam göğsünden vursun!!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.