Yolda yakalanıp Köle pazarında satılan Bir çocuğun gözyaşları Sicim sicim aksa da…
Siyah beyaz resimlerden geriye ne kaldı Ki ellerindi ellerimin kılıfı Kenetlenirdi ellerimiz adanmış hayatlar için Eller eller…
Gitme dedim Kal Yüreğimin sancılarına merhem ol Dedim…
Hani ağlarsın ya çocukça Şiltene saklarsın gözyaşlarını Hani korkarsın ya ürkek güvercinler gibi Ananın eteğine gömersin yüzünü…
Seni gördüğüm an Sesim soluğum kesilir Nefesim tıkanır Gözlerim görmez olurdu…
Bugün hüzünler önümden geçti Umutlar terk etti beni Mutluluklar el sallayıp kaçtı Yalnızlığımla baş başa yudumladım şarabımı…
Dün gece eşkiyalar bıçaklamış bir karanfil Ölmemiş vurmuşlar kaçamamış solmuş Seni ne çok dövmüşler anne Bana ne çok sövmüşler…
Para dediğin nedir ki Bir keresteden Bir odundan Yapma kağıt parçası…
Sen gibi bulunur mu çöllerde bir vaha Gül solduktan sonra bülbül öter mi bir daha Sen gibi kıştan sonra gelen bahar Mecnunları ancak eder tarumar…
Ben çekerim tüm ıstırabını bu sevdanın Yenerim tüm fırtınalarını Denizin deryanın ummanın Çekilmez dert değil denen her sevdanın…
Bir kapı gıcırtısında Bir ayak sesinde Gözlerim usulca kayar İçimdeki sen tarafa…
Sen sadakatli köpeği sevdalarının Sen gecelerin koynunda yatan Sen sokaklarda sevdanın sarhoşu Ve yine sen terk edilişlerin kalıntısı…
Su şırıltısı Şıp şıp akar Yere çarpar Tane tane dağılır etrafa…
İki metre boyunda Bir metre eninde Toprak damlı odanda Ne de güzel uyursun sevdalı şairim…
Vasiyetimdir sana Haberimi götür serinliğin gölgesindeki sevdalılara Benden selam götür uzak diyarlardaki yarime Al kanlı kırık kalbimi…
15 / 16 gösteriliyor