Ey Güzel İstanbul
Ş Şinasi Köse
0
Altın Yaprak
Yavaş, yavaş yürüyordum, İstanbul sokaklarında
Tarih kokuyordu buram buram eski konaklarında
Ayasofya, Sultan Ahmet yükseliyordu aralarında
Kim koparabilir ki seni, yüreğimden ey güzel İstanbul...
O aziz minarelerin yükselir, Allahu ekber diye seslenir
Boğazda martıların, Galata'da insanların balıkla beslenir
Bütün güzelliğin, Çamlıca'dan ruhun derinliği ile izlenir
Kim koparabilir ki seni, yüreğimden ey güzel İstanbul...
O masum gecenin bitip, şafak vakti söktüğü an
Bütün insanlar Eyüp Sultanda saf tuttuğu zaman
El açıp lütfediyor insanların kurtuluşu için imam
Kim koparabilir ki seni yüreğimden ey güzel İstanbul...
Güzelliğin bedenime, ruhuma hatta damarlarıma işlemiş
Aşkın yüreğimde öyle büyümüş ki, seni benden gizlemiş
O koca çınarlarının gölgesi, beni bir ana gibi özlemiş
Kim koparabilir ki seni yüreğimden ey güzel İstanbul...
Bazan korkutursun beni, hırçın ve azgın dalgalarınla
Kimleri boğuşturursun, o ıssız karanlık sokaklarında
Yine de mutlu olurum, sonuç ölüm olsada dar ağacında
Kim koparabilir ki seni yüreğimden ey güzel İstanbul...
Saçları dağanık simitçi kadın ve mendil satan bir çocuk
Üsküdar'dan Karaköy'e vapurda geçen neşeli yolculuk
Bedenim yorgun ve dağılmış ama gözlerim hâlâ açık
Kim koparabilir ki seni yüreğimden ey güzel İstanbul...
Kahpe Bizansın esir alamadığı gibi kahramansın
Hâlâ Fatih'in seni fethendiği o güzel genç yaştasın
Bütün dünyada hâlâ güzel, hâlâ en baştasın
Kim koparabilir ki seni yüreğimden ey güzel İstanbul...
Bütün güzelliğini ressamlar çizmiş, şairler yazmış
Yedi tepedir bütün özelliğin herkes kalemine almış
Seni gören sende ama seni görmeyen hayalinle yanmış
Kim koparabilir ki seni yüreğimden ey güzel İstanbul...
Anadolu'nun köhne bir köyünden yazıyorum seni
Ruhum daralmış, bedenim sıkışmış kollarına al beni
Ben sana aşığım, yaralarım azdı yeter gayrı sar bari
Kim koparabilir ki seni yüreğimden ey güzel İstanbul...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş