genzi yakan bir barut kokusuna tarçın dökmenin anlamsızlığı kayıtlara loş bir gece buhuru…
sırlı bir aynaya hapsolmuş / aksime bakıyordum... rengim solmuş... kimyamın bozulduğu belli gözlerimden nazarım değmiş göklere…
dam/dan düşer gibi düş/tü ellerime.…
eşyanın tabiatına aykırıydı belki bu dingin gecenin sessizliğini bozmak, bir desibellik tınıya eş midir…
yanar… yanmaz değildir su bile yanar…
mahfi bir kimlik arayışıdır / kör gecelerde / siyah bir katreyi keşfetmek bedeli buymuş…
yüzüm ne vakit güneşe dönük olsa adım adım gölgemden uzaklaşırım ki; gölgem bile bana en yakın……
var mıdır canhıraş bu telaşın bir sonu, yahut bir başlangıcı var mı saçlarıma dolanan ebemkuşağının? yıllanmış yaraların…
bilemiyorum ki; hiç tatmadım şarabı. tek sarhoşluğum aşktandır… ve yüreğim,…
alı al moru mor gelir zar zor,…
kestirme yollardan geçmemişim hiç ellerim kelebek telaşlarından hayli uzak. uzaklara bırakılmış naçar…
her siyah gecenin davetkâr bir sesi vardı hazana gölgesi saçlarıma düşen sarı el izleri bir de ki; duadan karıncalanmış,…
dar bir koğuşta çırpını bir kuş… ve ancak kuş uykularında uçar pür telaş…
henüz bir adım vardım, gördüm ki; gecenin duvağını açmıştı bir yığın harami.…
ben hiçbir aşk şiirimi sana yazmadım zaten, say ki; bir yaz günü…
15 / 36 gösteriliyor