Son Veda

S Süleyman Altıngül
0 Altın Yaprak
Sen gitmeye mecbur; bense kalmaya... Sen uçmaya mecbur; bense bakmaya... Sen açmaya mecbur; bense solmaya... Sen, Aşkın ilacı; bense yarası: Sen, Var-yok arası, ben zift karası... Kaç veda yaşadım... saymadım... amma; Bu son veda beni, deli eyledi... Hiç böyle perişan olmadım... amma; Bu son veda; hüzün seli eyledi... Ne büyük değerin varmış be meğer, Sen yola düşünce dünyam boşaldı.. Senmişsin anladım, bendeki değer, Gün ortası iken, alem karardı... Göz-kulak, el-ayak herşeyim tatsız, Ben bende zindana mahkum gibiyim... Nasıl da sevmişim... nasıl insafsız... Şimdi çöllerdeki; toz-kum gibiyim... Giderken baharı, yanına aldın, Ben Eylüle mecbur, çakılı kaldım... Renkleri toplayıp; siyahı saldın, Simsiyah günlere dipleme daldım... Zaman anlamını senle yitirdi; Sensizlik; bitmeyen, sonsuz bir çile... Gölgen, beni bende sona getirdi, Kelimeler firar gelmiyor dile... Sensizlik; hafakan... üstüme çöktü, Taç neye yarar, taht neye yarar... Gökyüzü yaşını, başıma döktü, Aldığım her nefes zarar mı zarar... Kaç veda yaşadım... saymadım... amma; Bu son veda beni, deli eyledi... Hiç böyle perişan olmadım... amma; Bu son veda; kahır seli eyledi...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.