Günaydın
T Tevfik Ceritoğlu
0
Altın Yaprak
Bu sabah da
Tembelliğe uyanmak
Yok ya
Olur mu
Çıkar aklından
Al çantanı, cep telefonunu,
Dizüstü bilgisayarını
Nefesini kessin kravatın
İşte sen busun
Sabahın 06:00 sı
Soluk soluğa 07:00
Demir alacak hızlı feribotun güvertesi
Karşılıklı dört koltuk
Bir masa
Tanımadığım iki kişi
Gözlerinde samimiyetsizliğin
‘Günaydın’ı...
Seminerler, konferanslar;
Teklifler, çekler, senetler...
Bir bebeğin ağlaması
Düşünceler bıçak
Sustur şunu be kadın
Yetişemiyoruz işte
Lokmalar dizi dizi
Her yudumda telaş
Adı kahvaltı
Gün erken
Güneş yağmur bulutlarının tutsağı
Hay lanet
Bir iki damla gözlük camımda
Projeler, toplantılar...
Gök gri
Deniz kara lacivert
Hırçın dalgaları yaran feribot kararlı
Sessiz bir köşe...
Uykusuz bir geceden sonra
Pulman koltuğun rahatsız konforu
Bir saat rüyasız bir uyku daha
Metal sesli bir kadın kulağımda
‘İskeleye yanaşıyoruz’
Robotlar silkiniyor
Kimse kimsede değil
Formula 1 yarışında
İterek, kakarak, çekerek
İlk inme heyecanı
Hedefe kilitlenmiş
Namludan fırlamış mermi gibi
Dönüş yok
Bir masa daha
Ozalitten yeni çıkmış bir proje
Olurdu olmazdı
Bitmeyen tartışmalar.
Öğlen yemeğinde bir soluk
Sohbetler kısır
Sohbetler yalın
Tatlar eksik
Bedensel zevklerden de uzak...
Diğer randevu için başka bir kapı
Bir kapı daha...
Sonunda kararan hava
Yaşamdan kopan bir gün
Yaşadığımın habersizliğinde
Bir masa daha
Depresyon karşımda
Farkında olmadan yutulan lokmalar
Yudumlanan şarabın kırmızısı
Geceye umut olurken
Yorgunluğun dayanılmaz baskısı
Göz kapaklarımda
İşte sabahın yine 06:00 sı
Yeni bir günün farksızlığına
Hep birlikte GÜNAYDIN...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş