Sen en çok beni götürdün giderken Yüzümde gözlerinin izi Ellerimde bir soğukluk Ve içimde hep o eski sızı…
Bu saatler var ya Gün batımına az kala Kahrolası bu akşam saatleri İnsanı mahveder…
Ne zaman yansa bu şehrin ışıkları İçime kahrolası bir hüzün çöker Gözlerin gibi saplanır yüreğime Söküp atamam…
Ne olur gel tut ellerimi İçim üşüyor Isıt beni sıcaklığında Böyle bırakma korkuyorum…
Ne güzeller gördüm Hiç biri sen değildi Bazıları biraz andırsa da Kiminin saçları…
Resimlerde bakıyorum yüzüne Yüzün öyle güzel ki Gözlerine inat Gözlerinde hep o çocuksu bakış…
Bütün trenler kaçtı Gemiler rıhtımı terk etti Hiç birine yetişemedim Hepsinde sen vardın…
Seni unutmak Sigarayı bırakmak gibi Yani canım çok zor İnadına hatırlatır unutmaya çalıştıkça…
Sen yoksun diye mi bu hallerim Bu küsmüşlüğüm, kopmuşluğum Ne yapacağımı bilemem Sen yoksun diye mi…
Birbiri ile hiç kesişmemesi gereken Ayrı yolların yolcuları idik Sen daha yolun başında Ben yolun yarısını çoktan geçmiş…