Acının Tarihi
T
0
Altın Yaprak
kalin ve karanlik bir cati merdiveni gibi
giderilmez eksikligini tanirim onun
suyun bardakta durusu gibi
bir ofke usul usul buyurken kuytuda
yemyesil bir cayir gorunumundedir
haziran ortasinda bir gumus lufer
buyulu bir fotograf bir gumus cercevede
ve evinde hemen hazir bir silah
boyle kargasali gunler doneminde
beser onar koparilan bir takvim sanki
bahara
bunlar guzel seyler biliyorum
herkes de biliyor kuskusuz
ama ne kadar guzel ne kadar guzel
sercenin kis gunu yemidir
alini akitmali bir atla dugune gitmek
ayisigi penceresi, bir guzel insan sesi
ama ne kadar guzel
kirda bir oglak kadar
kislada bir turku kadar
ruzgarda kuruyan tulbent kadar
oysa gece tam yarisidir bir gunun
ve daha gucludur gunduzden
ben simdi diyorum ki bir bak su alanlara
sokaklara koprulere kiremitsiz damlara
taslara sopalara aman vermez silahlara
sehir haritasina trafik lambasina kan icinde adamlara
kan icinde adamlara
kan umutsuzluktur
ona kendini hazirla
ne kadar yalniz oldugumuzu hatirla
acliklari yokluklari kirimlari
-ornegin sensiz olmak omrumun bir aksaminda-
bir bolgeden birine giden ordulari ucaklarla
yalanlar ihanetler karmakarisik limanlar
iki seyin apansiz karsi karsiya geldigi dunyada
ben simdi diyorum ki
buna inanmak gerek
bir susam gibi boyuna sulamak umutsuzlugu
ve direnmek
hep direnmek devam etmek adina
diyorum ki aciligi eksilmesin agzimizdan
boyuna tukurmek icin
boyuna
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş