Dolunay Ve Zühre Yıldızı
U Umut Erden
0
Altın Yaprak
Bu gece,senin için uykusuzluk gecesidir belki de.Belki de çoban yıldızının doğmasını beklediğin an.Ya bir sahilde,yada bir göl kenarında,sulara düşen sonbahar yapraklarındasın.Özlem dolusun içinde biriken hüzünlerle infilak arefesindesin;şarkılar sonbahar fırtınası,şiirler Eylül.Yalnızlığın kayıp mektupları gibi ayaklarının altında ezilen yapraklar.O son sözlerin, söylenemeyişi güneş yanığı mor dudaklarında asılı kalışı içini kemiriyor...Gözlerin ayışığın da sulara iniyor,hem de karanlık uğultusunda dalgaların...Saçlarının her telinde yalnızlık oluyor poyraz ve geceyi yırtan bir martı sesinden şu mısralar,parmak uçlarından kayan yıldızlar gibi dökülüyor sulara:
Seni anlamak,anlatmak sevmek kadar zor...
Evet sevgili Canan,öyle derin,öyle sessiz,öyle çok ki her şey! Öyle basit,öyle sıradan öyle bayağı ki hiçbir şey! Gözler dolmadan daha kirpiklerin tutuşması...Sessiz hıçkırıksız bir ağıt gibi hırçın uğultusun da dalgaların; haykırmak istedikçe,sessizkikte boğulan,sözsüz bir şarkı,mahsun kayıp bir kuş,kimsesiz çocuklar gibi;herşey,hiçbirşey!Kendi çığlıklarımızdan doğan ırmaklar gibi akıyorsa hayat:
Senin beni anlaman,anlatman sevmen kadar zor...
Bu gece, senin için uykusuzluk gecesidir belki de.Belki de Zühre Yıldızını bekliyorsun.Güz çiçeği gözlerin, apansız bir umut alargasında renk renk,dal dol olmuş mor,turuncu yeşil,kırmızı,sarı çiçekler arasında yürüyorsun,gece kokularında Dolunay gibi,Zühre Yıldızına...Kucaklaşıp sarılamasalar da ,yan yana en yakın da birbirlerine;ne güzeldir Zühre Yıldızı Dolunay da...
Benim kadar sana yakın,senin kadar içimde.
Benim seni anlamam,senin beni sevmen gibi.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş