Sen Geldin Ya!(deneme)

U Umut Erden
0 Altın Yaprak
Günün kargaşasından, trafiğinden ve gürültsünden kaçıp sığındığım,bir sığınağım var.Sahilde salaş bir balıkçı meyhanesi.Bugün de tahta masalarda, üç beş kişi var.Sahte ışıltılı vitrinleri,yanık yağ kokan fast food larıyla,dev alışveriş merkezleri tıklım tıklım.Tahrip gücü yüksek,afyon sıkılmış, gibi insanların üstüne. Güneş yavaş yavaş kaybolurken,Karadeniz'den Boğaz'a doğru poyraz patlıyor.Deniz bir başka,gökyüzü bir başka,karşı kıyıda yemyeşil bir atlas gibi orman akşamın rengini yüklenmiş.Ohannes usta,Tanju Okan'dan ''Kadınım'' şarkısını çalıyor müzikçalarda.Sularda yorgun akşam sefalarının aksi oynaşırken,yüreğimde yangın telaşı;içten içe,gizli.Kuş cıvıltıları,martıların telaşını bastıramıyor.Deniz kabuklarının,yaşamla kucaklaştığı saatlerde,dalgaların inadını düşünürken;bir anda zaman duruyor sanki.Bu müthiş doğal dengeyi,bu eşsiz ülkemizin güzelliklerini nasıl katlettiğimizi düşünüyorum. Der Spigel dergisi; Türk Lokumu başlığıyla Türkiye'de toprak satışlarının başladığını ballandıra ballandıra anlatıyor.Topraklarını satan, diğer ülkeler Kara Afrika ülkeleri,Kamboçya,Pakistan,Filipinler gibi üçüncü Dünya ülkeleri.Çok uluslu altın avcıları, ormanlarımızı,ovalarımızı,yeraltı sularımızı,kaynaklarımızı talan etmek üzereler.Niğde'nin Ulukışla ve Porsuk köyünde,Manisa'nın Çaldağı,İzmir Efemçukuru,Tunceli Ovacık'a kadar topraklarımız peşkeş çekiliyor. Dalgın akşam sularında, bunları düşünürken H.Hüseyin Korkmazgil'in Ağustos şiir'inden, mısralar kendiliğinden savruluyor poyraza: ben mısralarımı kerpiç gecelerinden çekmişim beş numara lamba kederi var mısralarımda benim yitirmişim yıldız ışığında dost çizgileri deli çizgi gözlerimi kör etmiş kör etmiş kör etmiş göçmüş kıtalar üstünde kuşlar dönüyor garipsi çığlıkçığlığa kuşlar dönüyor evcil ve tedirgin gökmavisi bir türkü dolanmış yüreceğime selsele yolculuklar tütüyor gözlerimde-neyleyim insan demişim kitap yüzlü insanlar demişim gidemiyorum kaderim kaderleri demişim alının kızı sen olmasan ben böyle uysal değildim böyle uysal ve kırılmış değildi şiirlerim bir yangınsonu yorgunluğu yakıyor avuçlarımı yüreğim sızlıyor bu roman iyi bitmiyecek... Geçen yıl,seni alıp götüren poyraz; bu kez ''sesini,kokunu,efil efil saçların şiirierini'' getiriyor; gece kırlangıçları susuyor sen geldinya,boş balıkçı kayıklarına martılar sesizce tünüyor sen geldinya,Ohannes Usta ''kadınım'' şarkısını tekrar tekrar çalıyor sen geldinya, yaralı bir güle dönen yüreğime kır çiçekleri iniyor sen geldinya,sessizliği övüyor poyraz sen geldinya,yıldız yağıyor sulara sen gel-din-ya...!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.