çocuk hem törpüsü hem de köprüsüdür yaşamın…
doğallığın ilk demlerinde bırak üstat bırak son fırçanı da kirletme yarım kalmış bir tablo ancak…
bir ezgi'de çoğullanmak sevginin insanlığı kucaklaması sarması kol kol seninle var olduk…
yitik bir çocuktur bazen geceler sokulur koynuma mahzunlukla neresinden tutsam aynı karanlık bilirim acılarla kardeştir…
barut ateş kan kokusuyla geldiler birer birer bakışlarında…
uzak yağmurlar yağdı bu kente çamurlaştı dostluklar sevgiler herkes kendinden akıyor yarına herkes bir kişilik özgürlük anıtı…
yargılı gecenin ağırdan ağırdan tutsak güllerinden sızıp sesini ölümcül bir yolculuksa şu an sevda duyumsatacaktır nefesini…
bu kenti boynu bükük bırakacağım bir gün kimse tutmayacak elinden…