Atıf-0-26-evlat
V
0
Altın Yaprak
bilmek evlat
bilmek
eğriyi doğrudan
doğruyu eğriden
nehirlerin akışında
mevsimlerin değişiminde
geceyi günden
sıyırıp karalardan
günü geceden
bilmek evlat
bilmek
ister kız ister erkek olasın
herkes bir evlattır devinimde
düşünmek evlat
ayırmadan düşünen maddeyi
düşünceden
ilk verinin
düşünceyi maddenin oluşturduğunun bilinciyle
-düşünmek-
sözü özü bilmek
sözün özünde özün sözünde
donanmamışsa düşüncelerin bilimle
ipi kopan uçurtma gibi
hazanda sararan
rüzgâra kapılan yapraklar gibi
savrulur durursun
bu kızgın bu azgın yaşam denizinde
minicik yüreğindir sıkılan
ak köpüklerin mavisinde
yana yıkıla
bir su zerresiyiz
doğadan aldığımız aslımızla
bilmez insan
ete kemiğe bürünmeyince
bilmez insan
yaşamla yüzleşmedikçe
yaşadıklarında
alırsın yara
bir şeylerin derinine
her batışında
her bir yaralanmada
içten içe kanadıkça
işte o zaman varır insan
gerçeğin farkına
gün güne eklenir
gün dünden beslenir
geleceğe akan
o berrak pınarlar
nasıl kirletilip kurutuldunuz
güç güce kilitlenir
bilgi bilimle bilenir
denir ki
akıl akıldan üstün gelir
hey can güzel evlat
üstün akıllı olamazsan da
akıllı ol buda yeter
dışarısı aslan arenası
sen kadrini bil
elbet gün gelir seninde kadrin bilinir
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş