Anadolu Gerçeği

Y Yavuz Bülent Bakiler Yavuz Bülent Bakiler
0 Altın Yaprak
Yalın ayaklarınla koştun mu tarla tarla Duydun mu çıplak toprağın, çıplak insanın yasını Ağlayan kadınlarla, ihtiyarlarla Yaşadın mı bir yağmur duasını Boz bulanık ırmaklarda çimdin mi Kulak verdin mi yürekten kavala, saza Bir ipek seccade üstünde gibi, huzurla Durdun mu toprakta namaza? Bilir misin köylerde akşam olunca Çekilir el ayak ortalıktan... Bir hüzünlü ay doğar karanlığa sapsarı. Başlar bir ağıt gibi sulardan, kapılardan Kurbağa feryatları, köpek ulumaları... Geceleri süt kokan, gübre kokan evleri Topraktır hep damları, duvarı kerpiç... Seferberlik yıllarını dinlerken ürpererek Tandır başlarında uyudun mu hiç? Kış günleri trenlerle geçtin mi uzak köylerden Gördün mü dehşetini, tipinin karın... Çektin mi hiç acısını istasyonlarda Tandır ekmeği satan, yumurta satan Yarı çıplak çocukların... Kılığın kıyafetin sarmadı beni Söylediğin türküler bizim türkümüz değil Başka çeşmelerden doldurmuşsun tasını Yüreğinde nakış yok, acı yok bizden Bulutlar rahmetini kesmeden yavaş yavaş İnsanlar selâmını esirgemeden Savuş git içimizden...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.