'Şiir karın doyurmaz' derler de doyarlar mı? Şiirsiz her nâneyi yerler de doyarlar mı? Şairlerin yerinde olmayı istemezler, Sanki bulundukları yerlerde doyarlar mı?
Bir trenci ailesinin çocuğu olarak 10 Ocak 1931 Cumartesi günü Samsun'da doğdum.Lise son sınıftayken geçirdiğim bir trafik kazası ömür boyu tekerlekli iskemleye bağımlı kalmama ve okul öğrenimimin noktalanmasına yol açtı.Hayat okulundaki öğrenciliğim devam ediyor.Kendimi bilmeye başladığım günlerden sonraki 15 yıl boyunca Türkiye'yi bugün nostalji konusu olan buharlı trenlerle çok dolaştım.Ve şiire biraz da o trenlerin hiç bitmeyecekmiş gibi uzayıp giden yollarından ve de insanda bazen sevinç,bazen hüzün,bazen de hasret duyguları uyandıran seslerinden etkilenerek 14 yaşımda başladım. Yazdıklarım; Türk Dili,Yelken,Dost,Varlık,Eflatun,Hisar,Gülpınar,Defne gibi daha birçok dergiler ile Varlık Yıllığı,Ajans Türk Antolojisi gibi kitaplarda yayınlandı,son yıllarda ise sadece Ana Antoloji'de yayınlanıyor.1978,1986 ve 1999 yıllarında basılmış üç kitabım ile birkaç tane de bestelenmiş şiirim var. Ömrümün 1947'den sonraki yılları İstanbul'da geçti.2002 yılından sonraki hayatımı eşimle birlikte Akçay'da sürdürüyorum... Zevklerim:Okumak,yazmak,müzik dinlemek,bazen de doğayla başbaşa kalmaktır.
- Türk Dili, Yelken, Dost, Varlık, Eflatun, Hisar, Gülpınar, Defne, Ana gibi dergiler ile Varlık Yıllığı, Ajans Türk Antolojisi, Ana Antolojisi ve Aldanışlar Geçidi(1978) , Denize Giden Sokak(1986) , Sabun Köpüklerinin Tanrısı(1999) yıllarında basılmış kitaplarımla birkaç bestelenmiş şiirim var..
Yılmaz Aybar şiirleri
Türk'ün Türk'ten gayrı dostu yokmuş Türk Türk'ün dostu mu acaba Dostuysa eğer Böyle dostluk düşman başına…
Mideleri var Deveyi hörgücüyle yutar Bana mısın demez Gürültüyle geğirerek…
Zaman akıp gidiyor Delişmen bir sel gibi İz bırakıp gidiyor Esrarengiz el gibi…
Işık şölenini yel aldı artık, Gün çaresiz, güneş zavallı artık. Renkler yenik düştü karaltılara,…
Akşamları ne hoş manzara evler Bir kente karşıdan nazar kılınca Yakılınca sarı-sıcak lâmbalar Pencereler bir bir aydınlanınca…
Erkenden inerdi kış akşamları, Başlardı yeniden düş akşamları. Hayâller ardında hiç yorulmazdın,…
Kodaman yakını olanlar için Askerlik yan gelip yatma yeridir, Riskli bölgelerden epey uzakta Rahatına rahat katma yeridir,…
Siz aşktan başka şey bilmez misiniz? Âşık olmayınca gülmez misiniz? Âşık olup da pek gülmeyenlerden Zerre kadar ibret almaz mısınız?…
Sende değil sevgili Atatürk Emperyalizmde suç Oldum olası emperyalist Batı Seni sever mi hiç…
Bal tutarken parmağı yalama çağı geçti, Çağımızda bal tutan oyuyor bal kabını, Felâket bir kıtlıktan çıkmış ayılar gibi Son damlasına kadar soyuyor bal kabını.…
Çarşıda pazarda evde sokakta Her tarafta aynı şey yaşanmakta Moral değerlere rağbet eden yok…
Efsane kahramanı narsis Pek güzel Pek alımlı bir gençmiş O kadar ki…
Ben bozkırda bir ağaç Sen uzakta akan su Hasreti yüreğimi Senelerdir yakan su…
Bir kefeni yırtıştır, bir doğuştur yeniden Uzun kışlardan sonra bozkıra gelen bahar, Sanırsın ki toprakta mucizedir beliren, Böyle bahar ne bağda ne de bahçelerde var.…
15 / 84 gösteriliyor