Ve Gittin

Y Yunus Emre Apdik
0 Altın Yaprak
Dün gece bir rüya gördüm Yıldızların altında. Altında durduğun dut ağacının Yapraklarını sevdim, Çehreni aydınlatan mehtabı sevdim, Ve yalınayak bastığın çakıl taşlarını... Sesinin tonunu sevdim; İsmini mırıldanırken İsraya çıkmaya başlamışken yüreğim ... dedin adının yankısına. Ceviz ağacına bir yel vurdu, Ardından üç-beş ceviz düştü yere; Hecenin sessizliğini bozarcasına. Birden başını bana çevirdin, Gözlerinle gözlerime baktın. Hayatımın en güzel anıydı, Yanık tütün kokuları, Esrarengiz bir fon müziği, Ve dünyanın en güzel gözleri... Gözlerindeki manzarayı görünce, Nefretim daha da artmıştı; Bu dünyanın manzaralarına, Neden bu kadar soluktular Ve neden bu kadar acımasız? Yaşamak buysa, Ölümü yeğlemiştim durup dururken. Olanlara bir anlam veremeden, Gözlerim gözlerine el pençe divan; Aşık olmuştuk birbirimize... Sonra sen ayrıldın ve gittin, Hüzün damlıyordu penceremden. Sabah olmuştu, Pencere kenarında açmıştım gözümü, Hemen kalktım Ve aşağıya indim apar topar. Allah'ım bir rüya mıydı bu, Nerelerdeydi peri kızı? O gün akşama kadar bekledim, Dut ağacının yaprakları altında, yalınayak.. Ve mehtap damlar olmuştu yapraklardan yine, Sanki benzersiz bir tufan kopuyordu uzaklarda. Ardından sen çıkageliyordun, Zümrüt gözlerin karşıma dikiliyordu Bir sokak arasında... Sen yine ayrıldın ve gittin. Uğursuz bir sonbahara hazırlandı yapraklar, Kara bulutlar kapattı önünü mehtabın, Yerlere dikenler düştü, Ve yine hüzün dayandı pencereme. Hemen kalktım, Ve sürgününe çıkardım ayaklarımı, Dikenlere rağmen koşar adım Uzaklaşır oldum penceremden. Günde birkaç defa çiğneyip geçtiğim Tozlu, bozuk cadde Bu gece, bana, Rüya ülkelerinin yolu gibiydi. Evin bahçesi, dut ağacı, Ayrılırken alnına donuk bir ışık döken mehtap Ve daha birçok kıymetsiz şey Kıymet buluyordu gözümde. Pencerenin altında durmuştum, Sanki gelmemi beklercesine, Perdeni aralamıştın Ve meraklı gözlerinle Karanlığı karıştırıyordun. O gün, gün doğuncaya kadar Sen karanlığa daldın, Ben karanlığa isyankâr gözlerine... Şimdi her şey daha kıymetli, Mehtap, dut ağacı, çakıl taşları... Ayağıma batan dikenler bile Acıtmıyor canımı, onları da seviyorum. Üşümüyorum kar yağarken Çırıl bir yalnızlıktan arta kalan; Çırılçıplak ellerime. Donuk bir ışık döküyor mehtap pencereme Hüznü umursamıyorum artık. Dut ağacının altında gözlerin açık saçık, Hayalin damlıyor gözlerimden, İçim dışım tatlı karışık...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.