işgali gerçekleşince koca surların ölüme sefer gider yaşamak adında gizli…
ne seni düşünmek acı veriyordu ne de bir bardak çayın yanında içtiğim sigara dumanı seni çağırıyordu ben gecenin en karanlığında…
Bugün en hüzünlü olduğum gün Hatıraların gözü yaşlı, resimler üzgün Kalbimde hala ismin…
Sen gittin ya... Hani bir güneş batışı gibi, Ardından gelen karanlık gibi, O an yıldızlardan damladı yalnızlık…
Sen gittin Kime ya da neye kızacağımı bilmiyorum Bu ayrılık öyle kutsal ki Ve canım öyle acıyor ki…
yaz başında çorap sökükleri dolanır ayaklarıma yürümek zorlaşır iyice yüzüm yansır sudan gökyüzüne uçar gider bir serap yavaşça…
İstanbul'a kapanıyor gözlerim İçimde sevdan dışımda sevdan Ellerimde altı yapraklı yonca Adın kadar şüpheli olan…
herkesi geçtim senden geçemiyorum aklım serin sularda avuçlarında eriyor bir yaz gülü ben ellerim boş ateşlerde yürüyorum…
Oturup gidişini seyredeceğim, Sessiz, sakin Kavgasız, fırtınasız. İçim içimi yerken, sadece ağlayacağım.…
Ayrılıklar yalan yüreğim seni bırakmadı Bırakmaz da bir ömür Ama senin aşkın yalancı Sevemem senden başkasını…
bak gece yalnız beni bekliyor gitmem lazım sokaklar bomboş hırsla yanıp sönüyor sokak lambaları…
Ben beklerim yollarını Sen git güle güle Yapraklar artık solgun açar Vakitsiz nöbetler tutarım…
hangi yokuşa düşse bir kar tanesi çığ olup üzerime geliyor yüreğim üşüyor öğelerine ayrılmış bir yalnızlık yaşanıyor dudaklarında…
Böylesine ilkbahar güneşli 12’ye 8 tansiyonlu mavi bir deniz. Öpüşmelerimizin tarifi yok. El ele tutuşmalarımız sebepli sebepsiz...…
Ne yana baksam, bir şey var senden. Ayaklarının dibindeyim, Orada, tam ayaklarının altında.…
15 / 79 gösteriliyor