Aşkına PrangalardaYüreğim

Y Yunus Emre Erzar
0 Altın Yaprak
yaz başında çorap sökükleri dolanır ayaklarıma yürümek zorlaşır iyice yüzüm yansır sudan gökyüzüne uçar gider bir serap yavaşça sanki hüzünlü bir şarkının bitişi gibi asker mektuplarında sesi buğulu gelir yarimin sebebi olmayabilirse de olacaklardan sorumlu değildi aklım ya kaçardım hüzünlü şarkılardan ya da yapışırdım yakasına günahların İstanbul ne güzel şehir gel kurtar bizi bu uçuk yalnızlıktan felakete gitmek ürkütmez aslında kaybedecek bir şeyim olmadığında kazanmayı planlardım felaket içimdeydi felaket içimde sendi susma nefesine yetmiyor sesim al git seni utanmadan yüreğim al git aniden seni sevmek gelir aklıma mavileşir yalanlar yaşanılar bir avuç ötede kalır gitme dersin susarak ölüm sol yanımda kahır İstanbul'dan ayrılmak gerçekten ayrılık getirir sanki huzurlu bir kervan geçişi gibi gerçek ayrılığı yaşadığına sevinirsin sözlerimin üzerinde söndürdüğün filitresiz sigaralar şahit acılar yaştı gözümde o zamanlar bronz ışıldardı güneş bakma öfkene yetmiyor aklım ver git beni bana elindeyse ver git soğuğun ağzımızdan çıkardığı dumanlar ve kulaklarımızda esir kalan birkaç özne ölümden ibaret yaşam boynundaki muskaya güvenen İstanbul için ve ıslak bir kaval sesi parmaklarının arasındaki esinti senin adın sevgilim senin adın bütün sana inat senden daha ayrılıkçı senden daha özlenilir İstanbul'dan ayrılmaya benzemez sesin ağır bir ağıt yaşı dökülür mercanlardan boğaz'daki kayaların üzerindeki adam denizkızına aşıksa hala ne denizkızı ne deniz ne biz adam kadar bekleyemeyiz

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.