Bağdat Türküsü

Z Zafer Şık
0 Altın Yaprak
Yağmur'dan Sonraki Gökkuşağı Alaaddin Tepesi'nde bir akşam üstü… bir gülistan letâfetinde uçuşur aşk meclisinden 'semâ' ya kalkan /beyaz güvercinler/ Kubbe-i Hadra'nın gölgesine akın akın yetmiş renk ve âhenk yan yana, el ele, iç içe gökkuşağı bile kıskanır gibi! aynı iklimde buluşan nefesler aşkın rahle-i tedrisinde tutuştular muamma bir ateşle… kelebekler aşk ateşinde pervâz kamış dağlanınca ağlar 'ney' ağlar şems ağlar bir devrin sultanı Keykûbat ve adım adım lâhûtî yolculuk yol; 'sözün bittiği yer' savaşların, parçalanmaların ve bitimsiz kavgaların suskusu… bu yol ki aynı tuvalde bütün renklerin birleştiği çizgi. Kubbe-i Hadra'nın altında bir soluk, bir nefes dünyadan mı yoksa cennetten mi bilinmez! bir 'uluçınar'da gölge ve kök bir devrin ışıltısıyla aydınlanır yer ve gök uzanmış baştan başa, şark ve garba bir Moğol istilâsından kurtuldu tarih ve zaman 'ney' inleyince kurtuldu aşk bir ney ki içi dışı bir tel yok, kalbin tellerinden başka bir Ateşbâz sofrasında bir Mevlevî dergâhında peygamber eli nezâketinde iklim iklim yıkanırken ruhu bir dervişin aşk varsa ateşe ne hâcet yanmak için. Kubbe-i Hadrâ'nın altında açtı /'dünyanın bütün çiçekleri'/ ve ölümsüzlük tanında duâlar Mevlânâ; Yağmur'dan sonraki gökkuşağı Mevlânâ; renklerin buluştuğu çizgi Mevlânâ; herkese açık kapı!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.