Babam ve Sen

Z Zafer Yakut
0 Altın Yaprak
Dün gece ilk kez babamı gördüm rüyamda ölümünden buyana buğday tarlalarındaydık malikanın her yaz olduğu gibi elinde orağı demet demet yapardı hasadın başağını senden konuşurduk,zaman zaman orak sesine aldırmadan gözlerinden ışıltılar saçardı seni anlattıkça yağmur bulutları oluşurdu ansızın gün akşama dönünce şimşekler çakardı uzaklardan daha yağmur başlamadan bozkırlardan gelirdi kokusu ovanın sise büründüğü akşamlarda hep seni düşünürdüm uzun uzadıya hani hayalini kurduğumuz sevdaların tükenmeyen güzelliği gün gibi aklımdadır seninle anlatıklarım ne tenha kuytular seçerdik seninle günışığından bile uzak bazen yakalanırdık gökmavisine elimizde olmadan birden mavileşirdi özlemlerimiz sevincimiz uçuşurdu derinliklerinde yüreğimiz bütünleşmiş tek umudun hayali vardı içimizde mil dağını da görmeni isterim duman bürümüş haliyle böyle zamanlarda sığınağımız olur rüzgarın uğultusu gelir doruklarından çobanların kaval sesine karışarak kuzular meleşirdi yamaçlarında ilkbaharı andırırdı yağmur sonrası toprağın kokusu özlemle dolardı sevgisi yüreğime yaşadığım coğrafyanın babamı da tanımanı isterdim çok sevecektin benim gibi sohbetine doyamadan ölümü bile aniydi bir akşam namazında duygulu bir sesin titreyişi vardı kelimelerinde bir soluk esiyordu yüreğinden içten ve dokunaklı ölümü bekleyen bir ruh haliydi bakışları kilitlenmişti bir noktaya yaşadığı kareler geçiyordu gözlerinden renkten renge giriyordu yüz ifadesi bir ara gözlerinden ışıltılar belirdi günışığına gülümser gibi bir ferahlık duymuştu tekrar donuklaştı matlaştı yüzündeki canlılık ürperdi birden azraili görür gibi ölüm uğultusuna kapıldı sessizlik çökmüştü odaya bir hüzün sarmıştı arkadaşlarını hepsi de akranlarıydı sevinci ve kederi paylaşmıştı birlikte yanı başındaydım elleri avuçlarımdaydı göz göze geldik birara babacanca gülümsemesi yoktu artık ölüm yolculuğundayı üzülme oğlum! insan doğar yaşar ve ölür yaşamın kanunu budur kelimeleri döğümlenmişti boğazına ifade edemiyordu hafifçe başımla onayladım seni anlıyorum dercesine evet candost! bir nisan akşamıydı doğanın canlı varlıkların üretken olduğu bir mevsimde yitirdim onu ve ölümü onunla hisettim hala yokluğunu yaşıyorum artık onunla ne esrarlı karanlıklar ne de bilinmeyen yıldızların pırıltısı kaldı ben böyle yaşarım onsuz geçen zamanı ve böyle anlatırım kendisini şiirlere bütün sevdalara uğrak sevgisine doyamadan taşırım yüreğimde...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.