Eylül De Yağdı

Z Zekeriya Efiloğlu
0 Altın Yaprak
Eylül de yağdı dün gece haneme Mazi denilen sevgilinin kollarındaydım Eskimiş fotoğraflar Dudaklarımda titrek heyecanlar İşte tam orada şen kahkahalar kaplamış bizi Az ötede masum bakışların takıldı yüreğime Ayağın takılmıştı düşmüştün ya Kumsalda narin bir kayaya Şimdi dalgalar taht kurmuş İsmimizin yazıldığı kumlara Denizin koynunda uyuyormuş adın Eylül de yağdı dün gece haneme Yağmurlar hışımla ıslattılar İlk seni seviyorum dediğim toprağı Salıncağında çocuklaştığımız park var ya Harabeyi andırıyor şimdi Şarkılar ezberlediğim sokaklar ıssız Gökyüzünden yıldız kotardığımız Canından can beklediğimiz Ellerini yüreğimde sakladığımız evler bomboş Eylül de yağdı dün gece haneme Kırık bir ayrılık bestesi mırıldanırken Yokluğunun sesiyle yaşarken Şarkılar da dindiremezken hasreti Dayanmaz yaralı bu yürek Dayanmaz kendini vurur bir yerlere Dipsiz bir kuyuda yankılanır gibi sesim Ensemde saklıdır ılık nefesin Eylül de yağdı dün gece haneme Ellerini yüreğimde sakladığım evler İsmimizin yazıldığı kumsallar Gülümseyen acemi resimler Titreyen masum dudaklar Kavuşmaya adanmış dualar Yokluğunda yazılmış mektuplar Ruhunda yitirilen uykular Güneşle doğulan sabahlar Sararmış bir yaprak gibiydiler Yollarda izin yok yıllara da sözüm yok artık Tünesin baykuşlar adak olmuş bir tepeye Sarsın tüm benliğimi yıkasın gözyaşlarımı ağıtlar Üşüyorum yakacak közüm de yok artık Düşüyorum sensizliğe bu derman çok artık Eylül de yağdı dün gece haneme Hayalini çizmişlerdi solmuş gözbebeklerime

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.