Ve Aşka Dair

Z Zekeriya Efiloğlu
0 Altın Yaprak
Önce aşk vardı Ölü bir deniz kenarından geçerken yitirdiğimiz Yıldızlara asılmış Masum duygulara bezenmişti Samanyolu Perçeminden yakaladığını el ense edip Derdest etmişti tuzağına Ah o dizginlenemeyen duygular Kaçan uykular boş hülyaların peşine... Önce aşk vardı Kırmızı benekli hüzün tarlasında Ağlaşırken gelincikler Gözyaşıyla harmanlanmış mutluluktu Kahreden esişi rüzgârın boşlukta Bir kaldırım kenarında Yürüyorken yalnızlığın gölgesiyle Belki de bilinmeyecek bir iklime... Önce aşk vardı Buğulanmış gözyaşıyla bir demet gül Bazen de menekşe saçlarını okşayan Kır çiçeklerinin gövdelerinin izleri Ayaklar altında inleyen sızılar Siyaha ve suya yazılmış yazılar Onlar Utarit değiller ilk gördüğümüz Alyans, ölüme değin yüzüğümüz Önce aşk vardı Hovardaca yitirdiğimiz bunca zamandan sonra Korkak ve ürkek bakışların ardına gizlenen Kaçsa da izlenen bir utangaç yüz Sokak lambalarının loşluğu Dolduramadan boşluğu Umarsız bir hışımla yöneldi son kez Bir daha asla! Diyorken bile yalancıydı Önce aşk vardı Kurban edilmişti yaşamın tamamı sevgiliye Elleriyle idama götürsün diye Yükselirken kimse görmedi ki onu Bencillik kokan sözler Uçup gitmişti hatırlanmamak üzere İsyanın doruğunda yücelirken Yazık, üzmediği halde yine de üzene... Önce aşk vardı Aşkın bir duygunun dokunulmayan yerinde Ulvi ve ıtri bir mutluluktu Hücrelerde dolaşan serseri hoşluk Ona susayan yürekler susmuştu Özgür bir kanat sesiyle titremişti yürekler Sıralanmış birer dua gibiydiler dudaklarda Vuslat anını... Büyük bir iştiyakla bekleyenler...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.