Marduk Öncesi

Z Zeki Gümüş
0 Altın Yaprak
Ölüm haberleri ajanslara düştüğünde Son dakika yazısı ekranda belirir Merak edersin acaba yine ne oldu Arkasından gelir korkunç acı gerçekler Canlı bomba can almıştır sayısızca Kangölü görüntüler düşer ekrana Koşuşturmalar arasında unutulan çocuklar Sanki hazır bekliyorlarmış kamerayı Gösteri dünyasına yeni aday kadınlar Bu çelişki hangi kültürün yansıması Gözler ekranı kovalarken bir yandan Ağıta durmuş nefesler iç çeker Giden gitmiştir artık gerisi bahane Son görev yerine gelsin şahane Soğuk duyguların hızla saran Toz bulutu yalnızlığı kirlenmiş Yer gök ne kadar su taşısa da Solar gider akşamüstü hayatlar Karanlıktan seyreder kullarını erenler Hoşlarına gider her ölüm sonrası Anlatırlar önünde diz çöken inananlara Her şeyin görünmezden olduğunu Fısıldar yılanlar tıslıyarak gün boyu Emri veren ajanlar yanında dolarla Yedi ceddini satın alır kutsal tacirlerin Gelde kurtar bu sapkın elitlerden yeryüzünü O da biliyor yollayacak kurtarıcının kalmadığını Kendini kurtarma derdine düşmüş bekliyor Evrenin şeytansı tüylü Marduğu. Gün boyu okurum tek tek dünyayı Nete düşen her satırda ararım Bloglar arası verilen mesajları Yönlendirir her pencere ayrı zamanlara Kıyamet kopacakmış hatlarda fiber optik Hızla yayılan cinsiyeti hergün değişen Virüslerin küresel dünyamıza düşeceği an Müzikler çalıyor ilkel tamtamlarla Anlamadığımız dillerin tarihsel izdüşümleri Sümerden tanrı Enliyle başlayan Marduğun elçileriyle son bulan hayat Yedilerin dönüşümü olan ejderhanın Felekatlere dönüşen yörüngesinde Nuh tufanında kurtulan her çift canlı Bugün ruhunu nasıl kurtaracak acaba Nibiru yaklaştıkça etkisini hissettiren Küresel çıldırma her şeyi yok etmeye Önce geri kalmış yaşamların çobanlığında İlerliyor hızla metropol medeniyetlerine Artık boş laf kahramanı neo liberallere Viski kokulu entellere gerek kalmıyor Dünyamızın eski okült toplumlarına Elçilerini yollamaya başlarlar birer birer Sen hala unutulmaz aşkları ara bilinmeyende Değer verme yarınlarına uzanacak dost ellerine Kurtarıcın gelene kadar oyalan bakalım Boşluğa attığın her kahkaha yansımasına İhtiyacın olmayacak erimeye başladığında Gitme zamanı geldi bu ellerden Uzaklara kuzeye doğru yol almalı Marduk ateşi yakacak oğullarının yurdunu Altıların çarpımı iki bin on ikide denk geldi bize İspatlanmasa da ziyareti gözcü meleklerin Asal sayıları altmışa eş altı yüz altmış altısı Yazılmış olsa da tabletlere binlerce yıl önce Yeniden çözer bugün Muazzez İlmiye Çığ Bu topraklar ilimsiz sevgisiz yaşanmaz oldu Rüzgar olup uçmalı lanetli Mezepotamya dan Nibiru dan gelen elçiler değiştirememiş töreleri Kavgaları akrepsi hırsları bitmemiş insanları Haydi sevdiğim gidelim artık başka boyutlara Bize hayat sunacak enlemlerde sevelim Güneşte artık küçük kalır içimizdeki sevginin ateşine Başaklar kavrulmadan yolculuğa çıkmalı evrene.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.