S/özle Buluşma...

Z Zeynep Nilgün Gökçeöz
0 Altın Yaprak
Evet, Boynu kıldan ince İki yalanın gerçeğiyiz aslında Yaşadığımız gökkuşağı Duru yağmurlardan sonra güneşe doğan Düşlerimizin ülkesi Yeminimiz bekleyiş üzerine Sırlarımızla ibadet ederiz aşka Ve tanrı huzurunda sadece sevdalıyız biz. Şimdi karanlıkların tanıklığında Usulca okşanıyor gece. Kaçamak bakışlarım Namluya sürülen ilk rüyayı ezberleyip Hayra yoruyor sessizce Önce suya Sonra gözlerine bakarak dudaklarına anlatıyorum Yaralı bir kuşu kollarcasına Basıyorum göğsüme hüzünlerini Kurak bozkırların tutuşan susmalarında Yanıyor sürgünlüğümüz. İsyanlarımın kırık heceleriyle İçten içe dokunuyorum kendime Nefsimin daracık sokaklarında Davetsiz bir rüzgarı ağırlıyorum Çıplak ve günahsız umutlar için Bahardan çaldıklarımla Kağıttan hayaller yapıyorum Gözlerime çiy düştüğünde En sevdiğim hayalimi yitirmekten korkarak Yüzümü bitmemiş şiirlerimin hüznüne çevirip Hasretimle vuruluyorum. Adına gizlendiğim Gündoğumlarıyla gel bana Parmak uçlarına sığmayan şefkatinle Gece yarılarımı çöz Ay ışığının büyüsü bozulmadan Güneşi doğur üzerimize Üryan rüyalar bizimle uyansın Dalından koparalım sabahları birlikte. İşte, Bir masal böyle düşer gönüle Ve bir masal böyle sürer gider Yoluna serpilen sevişmelerle Ve yine böyle döl verir Okudukça bitmeyen Uzun bir mektubun uslanmaz sözlerinde… Ey sevdamın isyankar alfabesi İmgelerim sana sığındığında anlat bana Neden Alev alev gözlerini gördüğümde Dudağımda ay heceler Yıldız yıldız açar kelimelerim Neden Üç noktadan sonra dilim tutulur Yüreğime sığdıramam seni?

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.