Yaprak yaprak can verdim bir ağaç gölgesine Tac eylemek başını yıldızlara düşünce Ayışığı çığlığı yetişti imdadıma…
Maviliğe resmetmiş yüzünü acı Kupkuru bir dalın geçirildi boynuna zincir Virane bir gökyüzünden düşerken iki damla yaş Yoksa biraz can suyun kirpiğinde kaşında…
Terk edilir miydi hiç meftunu olduğun mevsim Şu nasipsiz dünyaya Söyle de gölgene çekilsin Dokunmasın güllerin efsununa…
Hayalini kaybetmiş bir çölden koyuldum yola Güneşler kadar uzaktın gözlerime ya Titriyordu soğuktan baktığım her yer Saçlarında gezinen seher vaktinde…
Kim demiş dağ yükü gözlerine Tek soluklu gece düşmez Damarı çatlamazmış katil gündüzlerin Kim demiş…
Doyulmazmış hüznün anına Ahımın en zavallısı dilenciler dilinde Kaptırdım şeytanın yelesine şarkının beyazını Secde dursa tüm ruhum kainat tek çizgide viran…
Akmaz dedin gözyaşı aktı da sel oldu yar Yıldız değil güneşmiş sana vurgun nazlı yar Bak yerden ayrı gökler de saçında nadan buldu Görmese de gözlerin gömüldüm gözlerine…
Göz penceremden hayalin uzak kalmasın Gönlüm hasretinde diri iken Yetiş ey yüzbinlerce canın gerdanı Cemalin her göze güneş kesilsin…
Gözlerime esir düşen hayaline tutunup Adımlarken saçlarını Çalındı yüzüme ihanetin bin yıllık günahı Neden herkesin yüzünde kayıp yüzün…
Yağmur yağmaz toprak perişan Kalemin yazmadığı kağıt perişan Aylardır geçmediğin yollar perişan Sensiz dönen bak dünyam perişan…
Son görüntü de yıkıldı düştü viran üstüne Delenmiş ağaçlardan dallanır acı mevsim Kirlendi bütün renkler laleler küskün açar Dönsün artık pervanen kışlar bahara hasret…
Sen kaç mevsim yaşadın baharı kışı bilmem Ben gecelere sarıyorken hüznümü Baharlar üstüne dağlardan hicran çöker. Dizlerimde yok derman…
Sonbaharsız tam üç mevsim geçirdim Bir tek sararmış yaprağım yok Ağlamaya tutkun gözlerimden yoksun şimdi yağmurlar…