Tıp Okudum, Doktor Oldum

A A. Ali Uçtumoğlu
0 Altın Yaprak
Üzerinizdeki gömleğin beyazına kandım Boyunda sarkan steteskoba bakıp aldandım Yürürken koridorlarda imrenirdim ben size Tıp okudum, doktor oldum yandım Allahım, yandım Hükümet tabibi olarak başladık göreve Araç yok, gereç yok, ocak diye girdik bir eve Ürperdim, titredim, dondum, gözlerim baka kaldı Doktor bey, ben Nadide, hoş geldin dedi bir ebe Köylüler doluverdi içeri, ardı ardına Baktık yıllarca çocuğuna, gencine kadına Kimi gerçekten hasta idi, kimi bizi sınadı Uzman yok, her şey sensin, kimse varmaz yardıma Çevre sağlığı, aile planlaması, aşı Bulaşıcı hastalıktan koruduk vatandaşı Sıvazladık kolları, sarıldık işe dört koldan Kat kat helal ettirirdik, bize düşen maaşı Hizmette sınır yok dedik, kampanyalar başlattık En ücra köşelere varıp, çocuk aşılattık Okul taramaları, halk eğitimi diyerek Elde çanta, köyden köye, karda kışta dolaştık Ne muayenehane vardı, ne de para işi Müşteri değil, hastaydı bize gelen her kişi Ne eğilmek vardı, ne diklenmek, ne de kıvırtmak Uzman olmak sevdasıyla bitirdik bu gidişi İndi cilt cilt kitaplar, boşaldı raf, doldu masa Girdik uzmanlık sınavına, namı meşhur TUS'a Kazandık nitekim, lakabımız çömez asistan Hayırlısı dedik vatana, millete, ulusa Uykuya hasret kaldık, gece, gündüz hep çalıştık Gün aşırı nöbetlerle bu ortama alıştık Seminerler, vizitler, vaka taktimleri derken Baş asistanlık, ardından uzmanlıkla tanıştık Derler ki; her yiğidin gönlünde bir aslan yatar Her uzman da mutlak bir muayenehane açar Sanır ki işyeri hastalarla dolup taşacak Esnaflıktan anlamazsan, gören kapıdan kaçar Başladık hastaneye, girdik polikliniğe Çoluk çocuk dolup taşmış, kapı dönmüş pikniğe Bismillah demeden, ellinci hasta hücum eder Dünya bile ulaşmamış, böyle hızlı tekniğe Annesi çocuğunu patadak masamıza kor Ayakkabısını çıkarmak, diş çekmekten de zor Anamnez, muayene, tetkik, teşhis ve tedavi Zaman kısa, nasıl gülsün? bu şartlarda bir doktor Faydan yoksa, zararlı olma demiş bir hekim Heba mı olacak yoksa, onca bilgi birikim Kimini yatırdık, sapa sağlam ettik taburcu Dönüp başka bir doktordan tekrar yattı nitekim Daha da kötü olmuş deyip, taşı bize atar Para için meslektaşı, üş beş kuruşa satar Baba dargın, istemiş de yok demişim kartvizit Allahından olup, yalanlarına yalan katar Umurunda mı sanki, hasta elden, para elden Halk tutmuş, o da kurmuş bir düzen ne gelir elden Dünyalar dolusu hasta olsa da yine doymaz Boşa denmemiş, can çıkmadan huy çıkmaz bedenden Çoğu hastalık virütiktir, ne versen ver geçer Esnaf, para verecek insanı gözünden seçer Zehir zenberek tanılarla atılır tohumlar Yeşerir muayenehane, varır para biçer Ticaretten anlamam, her okuyan esnaf olmaz Kimine dua uğramaz, kimi para alamaz Kimi duygusalken, kimisi de doğuştan sosyal İlgi her şeyin önünde, bilgi işe yaramaz Ne demiş şair, 'sen zannetme ki elem bendedir' Bendeki sıkıntı halkın içindeki derttendir Kimi sevgisini göstermez, içten içe sever Kiminin sevgisi kalpten değil, servetindendir

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.