A

Agah

410 şiir · 1630 — 1728

0 Altın Yaprak

Âgâh, 1630-1631’de Semerkand’da doğmuştur. Asıl adı Mehmed Bulak’tır. Hacı Hafız olarak da bilinen Âgâh, pek çok şehri dolaştıktan sonra Âmid'e (Diyarbakır) gelmiş (1669) ve ömrünün sonuna kadar da burada kalmıştır. 1728’de Âmid’de vefat eden şâir, zamanında burada bulunan zengin bir edebiyat topluluğunun da başında bulunmuş ve bir çok öğrenci yetiştirmiştir. Âgâh, kudretli bir şâirdir. Şiirlerinde Sebk-i Hindî ve hikemî tarzın etkileri görülen şâirin; Nâbî, Nâilî, Cevrî, Fehîm-i Kadîm ve Vâlî gibi şâirlerin şiirlerini de tanzîr ettiği görülmektedir.

Agah şiirleri

Arama yardımı

İlâhî murg-ı tab‘um eyle bir gülzârdan gûyâ K’ola her gonçesi bin ‘andelîb-i zârdan gûyâ Mahabbetden dimâga bir halâvet vir ola tâ kim Dil-i tûtîveşüm âyîne-i esrârdan gûyâ…

383

Devr itdi menzilüm suhan-ı hem-nefes bana Gul-ı reh oldı nagme-i bâng-ı ceres bana Gülzâr-ı dilde bülbül-i dem-beste olalı Âgûş-ı gonçe oldı kenâr-ı kafes bana…

310

Agyâr-ı sıkletin çekemem ‘âdetüm budur Pür-derdhâneye giremem âfetüm budur Tesbîhüm ehl-i savma‘adan yüz çevirmedür Âlûde-i riyâ degülem tâ‘atum budur…

408

Sebûveş sâkin-i meyhâne olsam geh tehî geh pür Elümde sâgar-ı mey şâd u hurrem geh tehî geh pür Ser-i kûyında yârun iderüm âh u figân her şeb Nevâ-yı ney gibi geh zîr ü geh bamm ge…

325

Cem‘iyyet-i safâ dil-i gam-perverümdedür Zihn hezâr-ı şu‘le-i Tûr ahkerümdedür Ferhâdı kûh-ı derdde çok görmüşem hele Mecnûn dahı hayâl gibi gözlerümdedür…

444

Diyâr-ı hüsnde resm-i vefâ mı kalmışdur ‘Alâka eyleyecek dilrübâ mı kalmışdur Göz açdırur mı dil-i nâ-tüvâne gerd-i melâl Kederden âyînemüzde safâ mı kalmışdur…

418

‘İzâr-ı yâra hat-ı müşgbârı gelmişdür Ya ceyş-i fitneden evvel gubârı gelmişdür Henûz ruhsat-ı nâz u tegâfül olmışdur Henûz mevsim-i bûs u kenârı gelmişdür…

460

Dil mübtelâ-yı mâhlikâlar degül midür Dehri harâb iden bu belâlar degül midür Bâlâ-yı câna pîrehen-i cismi çâk iden…

386

Ne Yûsufsın Züleyhâ-pîşe-i bî-tâkatün kimdür Peyamber-zâde-i hûbîsin ammâ ümmetün kimdür Hele ben zehr-i nûş-ı hasret oldum ihtiyârumla Senün ey câm-ı Cem minnet-keş-i keyfiyyetün…

334

Hemîşe tâ ki gönül dâgdâr-ı hasretdür Dü-çeşm-i eşk-feşân cûybâr-ı hasretdür ‘İzâr-ı yârda seyr eyle hatt-ı müşgînin Ki cûş-ı sebze vü evvel bahâr-ı hasretdür…

490

Kabâ-yı mâ’î içre sanmanuz ol âfet-i cândur Sipihr-i tâli‘ümden kevkeb-i bahtum dırahşândur Ya bir âyîne-i ‘âlem-nümâdur cism-i pâkî kim Safâdan peykerinde sûret-i gerdûn-nümâyându…

470

Dil-hastelerin birine hem-derd degüldür Derdi o perînün çekilür derd degüldür Mânende-i zâr atmasını ortaya çok da Bâzî-i mahabbet â gönül nerd degüldür…

475

Virürse zehr-i gam ol la‘l-i nûş-hand bana Virür mezâk-ı dile çâşnî-i kand bana O serv-i ser-keşe dil mübtelâ olup kalmış Ne çâre oldı belâ himmet-i bülend bana…

407

Câm-ı şarâb u hûn-ı ciger meşrebümcedür Hoş meşrebem safâ vü keder meşrebümcedür Vahşîye hoş-nümâ reviş-i vahşiyânedür Benden o şûh iderse hazer meşrebümcedür…

427

O dil ki dâg-ı mahabbet şerâre-efgen olur Felek-sitâre vü hurşîd ü meh nişîmen olur O şem‘ hem-dem-i agyâr olunca dâg oluram Ki şu‘le bende vü gayrun çerâg-ı rûşen olur…

390

15 / 410 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.