Oluum buralardan habar sorarsan Yeşillik kalmadı rahmet yağdı az Birde guş gribi sildi süpürdü Kümeste kalmadı hindi tavuk kaz…
Ankara'da, Esen park'ta bir ayaküstü meyhanesi. İş bitimi insanlar uğrar…
Hususi araban var sevgilini Dönerken işinden almak çok kolay Birazcık cebine soksan elini Sofrada aşından almak çok kolay…
Bir dertlinin derdini paylaş dertle deşerek Yanlış anlaşılsan da git yardıma koşarak Bir sen misin o kadar insan içinde hıyar Yiyerek dolaşırsın dostuyla paylaşarak…
Yalnızlıktan, köpek besle düzüne Açlıktan saldıran itle öl dürzü Hiç kimse bakmasın kırk yıl yüzüne Tahta kurusuyla, bitle öl dürzü…
Bana umut vermeseydin Düşer miydim peşine hiç Göz edince gülmeseydin Düşer miydim peşine hiç…
Lime lime eder doğrar yalanı Sanki dili keskin bıçak Erbabi Yeni ozanlığa başlayan derki Elver bu köprüden geçek Erbabi…
Bir kere güleceksin İçim ısınacak baktığımda gözlerine Gözlerimde gezecek gözlerin Kendine mahkum olacak sevdan…
Güneş el eder gibi Yeşil yapraklar arasından Oynaşıyordu zikzaklar çizerek toprakta En sadık dostu köpeği…
Koksun mis kokular tenin Sürem diyom kız sen bana Yok ki başkasıyla benim Aram diyom kız ben sana…
Üç kişiydiler. Daha düne kadar yürek yangınları vardı. Oysa şimdi mühür gözleri suskun.…
Küs kalma dosta deyip hu Sözden merhaba merhaba İnsanım ben belki de bu Yüzden merhaba merhaba…
Susar içince gözlerinden gider susuzluğu pınarın.…
Yakalayamazsın kalbim firarda Çok fazla üstüme gelme ne olur Daha bilmediğin suçların varda Sana söyleyemem bilme ne olur…
Göze değdi, bir gülüşün dibine düştü aşklar olgun bir meyve gibi. Sabırsızlığımın sınırlarını zorluyor.…
15 / 18 gösteriliyor