anlamasanız da olur, sesim parçalamak içindir dudaklarımı büyük yaralardan geçtim, kız çocuğunun dizlerinde kanadım. dipsiz kuyuların ağzına tuttum gövdemi (anlaşılan artık yakışmı…
İlkokulu Ankara'da, orta öğrenimini Antalya ve Seydişehir'de tamamladı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Şiirleri, şiir eleştirileri ve denemeleri Edebiyat Dostları, Edebiyat ve Eleştiri, Tan, Türkiye Yazıları, Üç Çiçek, Yarın, Yazko Edebiyat, Yeni Düşün gibi gazete ve dergilerde yayınlandı. 2005 Behçet Necatigil Şiir Ödülü sahibidir.
Şiir
- Yalan Şiirler (1983)
- Tören Provası (1989)
- Kırgınlıklar Galası (1997)
- Herkes Gitmiş (2005)
Roman
- Mihman
Akif Kurtuluş şiirleri
baldırların izin verse, yavru bir köpek gibi koyardım patilerimi göz koyan incidir ama, gözümü alan sedef kadardır sadakatim acıydı vefanın peşinatı, taksidi kırgınlık, ödedim bitt…
saçlarım önüme düşmese, alnımla ilgilenmeyeceğim korkarım bir çocukluk yapacağım yüzümü dağa dönsem…
şimdi aramızdan geçen su var merhem olsa, yaralarım azar boğulduğum son bir su daha var…
uzaklık avutur ve sessizlik başlar acıtmaya ihanet, ayrılığa borçlanmaktır…
ardından resmin asılır işlek yerlerine kentin piyangocunun yanında tahta çitlere yakıştırırım gözlüklüsün, üç yaş büyüksün, rize'de büyümüşsün başka adını da bilirim, hepsi yalan,…
bozkırda koşan posta katarına sor mektuplarımı ben yakalar söylerim ozanlara, birini buldum daha kaç dört yıl senin gölgende durulanırım yüzünün güneş almayan yanında, ağacın yosun…
sanırım geleceğim, ellerimle başa çıkabilirim yürüyüşümü değiştirdim, paçama çamur sıçratmıyorum kuşkulanıp koşsam anlarlar o kumral kızı sevdiğimi aradığım adresleri çıkarabilirle…
halkın imlası taşarsa coğrafyadan geçer onlar iki yağmur damlasının arasından göstererek devlete bütün zerafetini…
yollara taşınırım sekerek, ürkek, böyle dökük partal dilenci unutulmuş çöplere karşı gerinir garajın kuytu köşesinden uğurlar sevdik esinti genç saçlarımı sıyırır, en diri yerini g…
dokunaklı bir sezondu,av mevsiminde av, avcıydım av yasağında huylandım,karmaştım ama,bu koruda gece gönüllü silahlanır sokaklar kapandır,odalar pusu,ruhunu burkar aldanış…
göğsün bir çocukla kedinin savaş alanıdır onlar şakalaştığını sanırken seni hep seyretmek kanattı senin göğsün ama, kime zafer oldu ki…
kabul günlerinde balkon arayan çocuklardım büyüdüm, dalgalı denizler koştum, büyük konuştum ay, omuzlarımı parlatarak doğardı saçlarımın arasından…
kasabalar da ağlar, avuçlarına alıp ateşböceklerini kızlar entarilerini yayarlar taşlık söyleşilerine birbirleriyle dans ederler düğünlerde, öyle yalnız esintimi gömerim toz toprak…
temizyürek'li mahmut'a bütün bir aşkyılı kapıştın siniruçlarınla güneşe, kış geldiğinde yer açmak için…
15 / 40 gösteriliyor