kaç gecedir uykusuz kaldığım miloseviç’in kampında bu sabah seni hatırladım, hayal-meyal…
beni şimdi sev vakit varken sonra aramızda ölüm olacak... o zaman sesini hiç duymayacağım... soğuk musalla taşında…
bir tutam umut yaralı bir sevdadır yaşamak özgürce ve düşünebilmek sonsuzluğu…
varmaktı belki ilki biryerlere doludizgince o meçhul hedefe sonra olmadı nedense belki uzaktı mazgal…
Zamansız gelirmiş acılar Dağlarda geçermiş, Umutlar da vardır, sevdalar da Telli duvaklı at üstünde biricik…
Birgün bana "otur" demişti şöyle yanıbaşıma Gülüvermiştim... Sonra anlatınca öyle bir geçmişini…
avrupa temizlik operasyonu ardından... hasret kalacakmışım! içimde bin kez yaşattığım…
Bir ressamın fırçasını vuracağım Boylu boyunca Şu yarım kalmış mes'um tabloya Ve bir cerrahın neşterini…
uzanmışım boylu boyunca musalla taşında dünyanın sessizliğini dinliyorum çevremde bir yığın haykırış yanık yanık ağıtlar duyuyorum…
umutlar koca koca isteklerimiz bir de gökyüzü ümitlerimiz...…
yaşadınmı dolu dolu yaşayacaksın anasını satayım topraktan fışkıran filiz gibi yemyeşil ve dipdiri…
yolcu uçurtmalarına yağmur yağar hani deli bir sevecendir çocuk haylazlığını bağlar…