Hasretine Yandığım Gece

A Alperen Karadağ
0 Altın Yaprak
Şimdi karanlıklarda yüreğim. Fırtına öncesi sessizliklerde... İçimde, bir fırtına koptu kopacak. İklimler bile birbirine girdi bu gece... Yağmur muydu bu yağan yaz geceleri gibi sıcak ellerime, Yoksa göz yaşlarım mı sığmıyor içimdeki sevgi sellerine... Üç bilinmeyenli denklemler gibi karmakarışık düşüncelerin içinde, Lodos rüzgarlarına kapılmış bir uçurtma misali sürüklüyorum... Bir ülkeden, hiç bilmediğim bir başka ülkeye... Gecemidir beni bu hale getiren, Duyguların çalkantısına, Anlamsızlıkları tam ortasına Bir buruşmuş kağıt gibi savuran.... Yoka ben miyim bu hale gelmek için Geceye hasret kalan.... Benim saatlerim bu saatler Gecenin üç beşleri , ayın denize indiği o büyülü saatler... Ruhumu azat ettiğim, Kelimelerin ahengiyle, büyüsüyle raks ettiğim, Hiçbir şeye değişmeyeceğim, Benim olan, yalnızlığıma eşlik eden saatler...! Sevdiğime yakınlığım bu zamanlar artar. Hislerim içime sığmayıp Kağıda bu zamanlar akar Mısralar sıralandıkça ardarda... Benliğimi, sensizliğin girdabı yutar. Derinlere vardıkça içim yanar,ormanlar yanar, Yokluğuna ağlamaktan gözlerim yanar... Az kaldı yarim sana kavuşmaya... Asker gibi yüzüm şafaklarda, Bir çizik daha atıyorum adını yazdığım duvara, Bekle yarim beni Az kaldı sana kavuşmama....!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.