A

Arap Kurt

16 şiir · 1965 —

0 Altın Yaprak

Arap KURT.....1965 yılında Çorum’un Alaca ilçesinde doğdu. İlkokulu orta ve liseyi Alaca’da bitirdi. 1985 yılında girdiği Anadolu üniversitesi iktisat fakültesinden 1988 yılında kendi isteği ile ayrıldı. Evli ve bir kız, iki erkek çocuk babası olan şair, ticaret ve tarım işleri ile uğraşmaktadır. Şiire olan ilgisi ortaokul yıllarında başlamasına rağmen yazdıklarını paylaşmaya 2006 yılında başlamıştır. Serbest şiir ve kısa şiirler tarzı olmakla birlikte hece şiirleri de bulunan şairin eserleri çeşitli antolojiler de ve yerel gazetelerde yayınlamıştır. Hitit üniversitesi,çorum il kültür turizm müdürlüğünün katkılarıyla çıkarılan "Çorumlu aşıklar,ozanlar,şairler antolojisi"kaynak kitapta beş adet hece şiir yer almıştır. Ayrıca ikinci 2014 yılında basılan"Sözden dizeye Çorum şiiri" antolojisinde de yine beş adet hece şiiri ile yerini almıştır. 2011 yılında başladığı dünyanın en kısa şiir sanatı olan "haiku" ile tanışması onu bu kısa şiire yönlendirmiştir. Haiku çalışmalarını bir kitapta toplamak en büyük arzusudur. Halen " Alaca Lider gazetesinde sorumlu yazı işleri müdürü olarak çalışmaktadır. sarı basın kartı sahibi olan şairin aynı gazetede köşe yazıları yayınlanmaktadır. Bunlar; Karanlığa düşen Ay seçkileri, Çorum Halk Şiiri Antolojisi, Sözden dizeye Çorum şiiri,Kardaşlık dergisi, Edebiyat bülteni,Ece dergisi, Kırık Kalemler, Birikim, ve Aşkın e- hali dergileri ile Alaca Birlik, Alaca Lider, Çorum Hakimiyet ve Malatya Hakimiyet gazeteleridir. Günbatımı Düşleri Sanatçının ilk şiir kitabıdır.

  • Gün batımı Düşleri (2013) şiir kitabı

Arap Kurt şiirleri

Arama yardımı

Uykularım hep bezgin lâl oldu düşün dilleri Geceden kaldı hüzün yorgun sabahın elleri Koparmaya kıyamam sana benzeyen gülleri Sana şiirler yazdım akarken hüznün selleri…

Hangi kapıyı çalsam Sevgi dilenmek için Ağlamaklı bir yüz çıkar karşıma Sadaka veresin gelir…

sevdamı verdim yele bozkırın koynunda saklasın diye bir çift ela göz beni yakan çöle salıp suya muhtaç bıraktın beni…

Yerli yersiz bir korkuya kapılırım Şu an olduğu gibi Eski pantolonumdan bilirim bu duyguyu Dizleri yıprandı diye bir kenara atılışından…

Kalmadı yeşile güvenim kuruyup sararıyor Kurşun rengi gök hedefte can sinemi yaralıyor İsminden yoksun dil kurudu nefesim daralıyor Yine bir haziran sabahı gelincikler ağlıyor…

Ateşlerde yanarım nar olur değen eller Efkârım gitmez baştan götürmez esen yeller Erimez ki şu karlar kurtulsun güzel güller Dökülmüşüm yollara perişanım gülmira…

O dünyayı taşır da nasırlı omuzlarında Kahrolası dünya taşımaz onun hayallerini... Sırtında küfe ipi boğar umutlarını…

Her kadın aynıdır: derlerdi de inanmazdım Senin de diğerlerinden hiç farkın yokmuş kadın Bin kez vuruldum aynı silahla Senin de silahın farksızmış kadın.

1

Mantık aklın buyurduğu Duygu kalbin soyunduğu Aşk insanın uygunsuz yakalandığı Kanunsuz kuralsız olgudur.

Gelmek istemiyorum o şehre Gelmesi bir şey değil dönmesi kor Ateş alıp dönüyorum izime Yakması bir şey değil sönmüyor kor…

Avare avare gezdim bu gece Kendimle Çiğ düştü Boşa geçen ömrüme…

Uzak yoldan geldim yorgunum hancı Konargöçer gönlüm dinmez bu sancı Vefasız elinde oyuncak oldum Kapat kapıları kırmasın hancı…

15 / 16 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.