Ardıma Bakmadan Gidemem Ben
A Asu Ela
0
Altın Yaprak
Islıklarda kalmış anıların
Kâğıttan gemilerini yakıyor ikindi güneşi..
Susturamaz içime sıkışmış çığlıkları
Yazılan en firaklı şiirler bile..
Bir kaya yankısında bulurum belki kendimi
Martıların ıslanmış kanatlarında uçururum
Eskitemediğim mazimi..
Ve düşten bir derya çalar
Eylül mevsimi gözlerimi...
Hani ya
Devrik devrik tabir ettiğim meallerim
Toparlanır belki ellerimde
Belki pervazlarında bulursun
Eskimiş fantasmalarımı
Bir güvercinin koynunda...
Birer birer azat ederim fezaya;
Yüreğimde maziden eskimiş ne varsa
Derin derin solurum bahardan kalan hanımellerini
Ben en çok günün battığı yerde unuturum gözlerimi
Gün batmadan uyuturum beni,
Eskiler sussun diye..
Mevsimlerin bitiremediği yıllar gibi
Bitiremem ömrümü derin iç çekişlerle
Bir kapı değil ki hayat;
Çıkıp gidemem dünyadan ardıma bakmadan
Ne yapsam da soluyamam toprağın rengini
Gökyüzüne bir merdiven dayasam da çıkamam yıldızları
Bu yüzdendir kendimi zamana kelepçeli hissedişim
Bu yüzdendir belki de ayaklarımla gitmek istesem de,
Gözlerimle gidemeyişim
Sonbaharın savurduğu yapraklarda bırakabilmeliyim
Acıyan her duyumu
Tüm yaslarımı bir karayele satıp
Gitmeliyim bu metropolden
Geçmeliyim geçilecek her kederden
Islatmadan kirpiklerimi
Islanmalıyım dertsiz mevsim yağmurlarıyla
Susmalıyım inleyen her yanımla
İçimde acı kokan ne varsa
Sancıyan yanlarımı sandallarla sürmeliyim şehrin bucağına
Okyanus mavisi kadar derin bakmalıyım gözlerimle
Karanlıklar kaldırımlara ışımadan
Söndürmeliyim acı kokan mısraları
Bir festivali andıran mahya ışıklarında dolandırıp gözlerimi,
Umut vadetmeliyim geçmişe bile
İşte böyle aydın olmalı gecelerim,
Geçmişi yok sayıp, geleceği yenercesine...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş